"Açılım Çiye"

Demokratik açılıma ilk olumlu tepkiyi Süryaniler veriyor. Terör yüzünden vatanlarını terk etmek zorunda kalan Süryaniler, normalleşme sürecinin ardından Avrupa’dan birer birer köylerine dönmeye başlıyor.

 

 

Ancak geri dönüşler öyle sanıldığı kadar kolay olmuyor. Çünkü Avrupa’da yeni bir düzen kuran Süryanilerin köylerine dönmesi için birilerinin “ortam düzeldi” diye kefil olması gerekiyor. Bu aşamada devreye Mardin’deki Süryani Kadim Kırklar Kilisesi giriyor. Metropolitliğe bağlı papazlar, Pazar günleri yapılan ayinlerde, cemaate Avrupa’daki yakınlarına “geri dönün” çağrısı yapıyor. Süryani Kırklar Kilisesi Papazı Gabriel Akyüz süreç ve geri dönüşler hakkında hatırı sayılır bilgilere sahip: “Süryanilerin ana yurdu Mezopotamya’dır. M.S. Yedinci yüzyıldan bu güne kadar 600 bin Süryani nüfusu bu topraklarda hayat sürdü. Müslümanlar Anadolu’ya bizden sonra geldi. Ama biz onlarla barış içinde kardeş gibi yaşadık. Bu huzur ortamının devam etmesini istiyor ve hükümetimizin başlattığı demokratik açılımın başarılı olması için Tanrıya dua ediyoruz.”

96 BİN SÜRYANİ GÖÇ ETTİ
1980’li yıllara kadar Mardin ve çevresindeki köylerde 100 bine yakın Süryani yaşadığını anlatan Papaz Gabriel, “Zaten 1975’de başlayan bir çözülme vardı. Halkımız ana yurtlarını bırakarak Avrupa’ya yönelmişti. O dönemde bu göç edenlerin sayısı çok azdı. Ancak 90’lı yıllarda PKK Süryani köylerine baskınlar düzenledi. Bülbül Vadisi denilen yerde, Savur Derişçi Köyü’nde bir iş adamımızı ve muhtarımızı katlettiler. Bu terör belası ve PKK’nın baskıları yüzünden 96 bin Süryani yurt dışına göç etti. Şu anda Mardin ve civar köylerinde 4 bin Süryani kaldı. Bunların büyük çoğunluğu açılımla birlikte geri dönenlerdir. Çok şükür 2000 yılından sonra köylerimize herhangi bir saldırı veya taciz olmadı, artık huzurluyuz. Avrupa’ya göç eden kardeşlerime köylerine geri dönmeleri için çağrıda bulunuyorum” diyor. Bu arada Deyrül Zafaran Metropolitliği açılım konusundaki görüşme taleplerimizi kabul etmeyerek suskun kalmayı tercih ediyor.

AZİZ DE NASİPLENMİŞ
Süryani köylerine yapılan saldırılarda 3’ü korucu, 20 Süryani hayatını kaybetmiş. Ancak 2004’den sonra bölgenin normalleşmesi üzerine Avrupa’daki Süryaniler köylerine geri dönmeye başlamış. Süryanilerin yoğun olarak yaşadığı Midyat’ta Süryani Kiliseleri Yönetim Kurulu Başkanı Anto Nuay ile bir kahvehanede görüşüyoruz. Oturup tanışma faslına geçtiğimiz sırada Anto bey, hemen çaycıya kürtçe “çay küye?” (çaylar nerede ?) diye sesleniyor. Kahveci Mehmet efendi İstanbul’dan geldiğimizi anlamış olsa gerek “hemen geliyor” diye narayı patlatıyor. Çayları yudumlarken Anto Nuay “Geleceğinizden önceden haberim olsaydı daha güzel elbiseler giyerdim” diyor ve Süryanilerin de Kürtler ve Araplar gibi büyük acılar yaşadığını anlatıyor: “Önce PKK saldırdı, sonra köylerimiz güvenlik gerekçesiyle yakılıp yıkılarak boşaltıldı. Biz de kayıplar verdik. 20 vatandaşımız katledildi. Ama kimin tarafından öldürüldüklerini kesin olarak bilmiyoruz. O zaman bunlara faili meçhul dediler. Bu 20 kişinin dışında Elbeğendi Köyü yakınlarında 3 Süryani korucu PKK tarafından katledildi. Sanırım bunlar,
şimdi korucu ağası olan Abdullah Taş’ın yanında görev yapan 4-5 Süryani korucudan üçüydü”.

ŞİMDİLİK 500 HANE
Açılımla geçmişin yaralarının sarılmaya başladığını anlatan Anto Nuay, son dönemde geri dönüşlerin yoğunlaştığından bahsediyor : “Elbeğendi isminde bir köyümüz var. Bu köy geri dönüşler için güzel bir model ve ilham kaynağı oldu. Hemen ardından iki köyümüze daha geri dönüşler başladı. Avrupa’dan gelen arkadaşlar buradaki köyleri gördüğünde geri dönmek istediklerini söylüyorlar. Çok sayıda Süryani kardeşimiz Avrupa’dan geri dönmek için hazırlık yapıyor. Biz prensip olarak siyasete girmiyoruz ama demokratik açılımı destekliyoruz. Dostluk, kardeşlik ve barışa her türlü katkıyı yapmaya hazırız. Buradan Avrupa’daki Süryanilere sesleniyorum; Artık terör korkusu yok rahatlıkla doğup büyüdüğünüz topraklara geri dönebilirsiniz”. Anto Nuay Midyat’dan göç eden bin hane Süryani’den 500 hanesinin geri döndüğünü anlatıyor ve ekliyor: “Midyat halkı Arap Kürt ve Süryanilerden oluşmaktadır. Burada hepimiz kardeş gibi yaşıyoruz. Düğünlerimizi, taziyelerimizi, bayramlarımızı hep beraber yapıyoruz. Bu yanımda gördüğünüz iki arkadaştan biri Kürt, biri Arap’tır. Birbirimizden çok memnunuz. Geçmişte yaşananlar gerçekten acıydı. Eğer terör korkusu olmasaydı kimse vatanını bırakıp kaçmazdı. Şimdi öyle bir korku yok, huzurluyuz”.



USTA SÜRYANİ ÇIRAKLAR MÜSLÜMAN
Mardin’de doğup büyüyen Süryaniler Kürtlerle kardeş gibi yaşıyor. Çarşı’daki Gümüşçü Suphi usta bu kardeşliği zirveye taşıyanlardan biri. Suphi ustanın 4 Müslüman çırağı var. Erdi, Lütfi ve Murat Akatak üç kardeş. Çırakların dördüncüsü Ufuk Koldemir. Çıraklardan Murat Akatak, “Ustamızla baba oğul gibiyiz. Burada çalışmak, bir şeyler öğrenmek hoşumuza gidiyor. Demokratik açılımdan da umutluyuz. Buradaki işimiz geçici, yarın üniversiteyi bitirdiğimizde işsiz kalmak istemiyoruz” diyor. Suphi Usta da kardeşliği bozmaya çalışan terör odakları karşısında, hükümetin başlattığı açılım sürecinin çözümün tek reçetesi olduğuna inanıyor.



BİR BU EKSİKTİ!
Kenti ziyaret eden yabancı turistlerin Süryani kiliselerine ilgisi büyük. Japonya’dan bölgedeki dinler mozaiğini incelemeye gelen gazeteci yazar Kumiko Tsuchioda da bunlardan biri. Kumiko’nun Türkçe’yi derdini anlatacak kadar konuşabilmesi dikkatimizi çekiyor. Kumiko, “Ben size yabancı değilim. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni bitirdim. Japonya’da yaygın olan Budizm ve Şinto dininin izlerini aramaya geldim. Bazı kaynaklar atalarımın M.S 300-400 yılları arasında bu topraklarda yaşadığını öne sürüyor” diyor. Kumiko, Papaz Gabriel ile sohbet ederken samimi tavırlar sergiliyor.



GERİ DÖNÜŞÜN SEMBOLÜ ELBEĞENDİ
Süryani cemaatinin önderleri geri dönüşleri özendirmek için Elbeğendi Köyü’nde güzel bir model oluşturmuş. Ancak Elbeğendi’ye köy diyebilmeniz için 50 bin şahit lazım. Mardin taşından yapılan villalar, köyden çok lüks bir tatil beldesi izlenimini veriyor. Burası terör yüzünden göç edip, Avrupa’da zengin olan Süryanilerce yeniden inşa edilmiş. Muhtar Aziz Demir, köyün tekrar ihyasına önderlik edenlerden. Köyün 1994-2004 yılları arasında boşaltıldığını anlatan Demir, “1992’de teröristler, Mardin’den köye yolcu taşıyan minibüsü taradılar. Katledilen 9 kişiden ikisi köyümüzün insanıydı. PKK baskınları durmayınca, köyümüzden İsviçre ve Almanya’ya göç ettik. 2001 yılında tekrar güven ortamı doğdu. İlk olarak ben ve iki akrabam ailece köyümüze döndük. Avrupa’da kazandıklarımızı bir araya getirerek, köyümüzü tekrar kurduk. Önceden köyümüzde 260 hane vardı ve 600 kişi yaşıyordu. Şimdi 50 haneyiz, 300 kişi var. Çok şükür açılımla birlikte eski huzurlu günlerimize kavuştuk” diye konuşuyor.




HER DİLDEN AYNI TELDEN
Burası Midyat’ta bir kahvehane. Bu insanlar da buranın müdavimleri. Yayın dili, Kürtçe, Türkçe, Süryanice, Arapça.... kim hangi dilden isterse konuşuyor, öteki de istediği dilden cevap veriyor. Açılımı bir de onlara soruyoruz.

Hüseyin Kurun (Kürt) : “Benim ailem çok eskiden gelip bu topraklara yerleşmiş. O zaman burada Süryaniler ve Araplar varmış. Süryanice bilmiyorum. Ama ortak dilimiz Türkçe’dir, zaten anlaşıyoruz...”

Anto Nuay (Süryani) : “Ben Kürtçe, Arapça, Türkçe ve Süryanice biliyorum. Ancak Türkçe birbirimizi anlamak için yeterli olan ortak dildir...”

Şevki Denker (Arap) : “Süryanilerin çocukları, kızları, kadınları benden hiç çekinmezler. Evlerine oturmaya gider, birlikte yer içeriz. Kimin Kürt, Süryani, Arap olduğunu biliriz, ama bunu bir ayırımcılık olarak görmeyiz...”

Anto Nuay (Süryani) : “Kıyafet tarzından kimin hangi milletten olduğu bellidir. Aramızda kız alıp verme olmaz. Ama Araplarla Kürtler arasında kız alıp verme oluyor. Biz kız da kaçıramayız. Ama bir Kürt genci Süryani kızını kaçırmıştı. Bu 10 bin’de bir oluyor...”

Hüseyin Kurun (Kürt) :“Açılımın barışı güçlendirip, terörü ortadan kaldıracağına inanıyorum. Bizim için kimin hangi milliyetten olduğu mühim değil, Midyatlı olması yeterli...”


* YARIN: BİR OĞLU DAĞDA BİR OĞLU ASKERDE

Türkiye Gazetesi

YAPILMIŞ YORUMLAR

reso midyatli - 2010-03-11 19:30:00
RÖPORTAJI ZEVKLE OKUDUM BI MIDYATLI OLARAK RÖPORTAJI YA GAZTECI YADA RÖPORTAJ YAPILAN KISILER OLAYLARI TAM GERCEK ANLATMIYOR KORKU VEYA BASKA ISLER VARDIR GIBIME GELIYOR MIDYAT UFAK YER KIMIN NE YAPTIGI HERKES BILIYOR KIMI KIMLER ÖLDURMUSDE HERKES BILIYOR BENCE.MIDYATTA HERKESE SAYGI VE SEVGILERIMLE AYRIYETEN ANTO DAYI VE MARDINLI HISEYN HISEYN NERDEN CIKTI BILMIYORUM??

Yorum Yaz / Bilgi Ekle

Yorumunuz (yazınız) editörlerimizce indelendikten sonra burada yayınlanacaktır...

Adınız/Soyadınız *

E-mail adresiniz

Yorum Detayı *