NE ISPARTA OLABİLDİK NE DE DÖRTDİVAN PEKİ AMA NEDEN?

 

Birey olarak her zaman sorumlu ve duyarlı davranmalıyız. Özeleştiriye açık olmalı, daha önce yapılan hatalardan ders almalıyız. Suistimalleri emsal değil, iyi örnekleri rehber edinmeliyiz. Memleketimizi turizm, sanayi, altyapı ve ulaşımda ileri seviyelere taşımalıyız. Eğitimcinin yanında olmalı; imkanlar ölçüsünde eğitime destek olmalıyız. Çünkü eğitim insan hayatında çok önemli bir yer tutar. En iyi toplum, en fazla sayıda insana en fazla mutluluğu sunan toplumdur. Eğitimin temel gayesi insanları bu temel ülküye yakınlaştırmaktır. Lakin eğitim gıdadan  sonra en önemli gereksinimdir. Eğitim insanlara çok iyi meziyetler kazandırır. Toplumda huzur ve esenliğe kavuşturur. Barış içinde yaşamak için ise en önemli faktörlerden bir tanesidir.

Bu nedenle  eğitim ve her türlü sportif ve kültürel faaliyetleri çok önemli görmeliyiz;  imkanlarımız çerçevesinde katkı sunmaya  çalışmalıyız. Kaliteli eğitim sayesinde insanlarımız daha iyi bir kapasite kazanabilmenin yanında, sportif faaliyetlerle de  ruh ve bedenen  gelişmeye, toplum  ilişkileri yönünden kaynaşmaya ve daha iyi ilişkiler kurmak içinde çok önemlidir. Kültürel faaliyetlerle de bazı toplumsal olaylardan nasıl  ders alınmasını ve daha iyi öngörü kazanılmasını sağlar. Aslında herkesin ülkesine ve doğduğu yere karşı bir vefa borcu vardır. Ve herkesin özveri sahibi olması gerekir. Bu nedenle sosyal sorumluluğumuz çerçevesinde her zaman topluma faydalı olmaya devam etmeliyiz. Her meslek grubu ve her makamdaki birey kendi mesleği ile alakalı vicdani sorumluluk çerçevesinde bulunduğu yerde eserler bırakmalı; güzelliklerle yad edilmelidir.

Böyle birkaç önemli hususa değindikten sonra 1810 tarihinde ilçe olmuş Midyat ile Cumhuriyetin ilk vilayetlerinden olan mardin’in eğitim ve ekonomisinin ülke sralamasındaki yeri hepimizin malumudur. Yakın bir zamanda eğitim ile ilgili bir konuyu araştırırken; Isparta ili ile ilgili veriler dikkatimi çekti. Müsaadenizle bu verileri sizinle paylaşmak istiyorum. Belki gerçekten içten bir özeleştiriye sebep olur. Isparta ili nüfusu 2009 yılı TÜİK verilerine göre köyler dahil 420.796 dikkat buyurunuz 1992’de kurulan Isparta’daki Süleyman Demirel Üniversitesi’nde 12 Fakülte 2155 akademik ve idari personel ile 32026 öğrenci olduğu yazılıydı. Bu rakamları gördükten sonra diğer verilere bakmaya ihtiyaç yok diyerek Mardin’in durumuna hep beraber bir göz atalım. Mardin’in nüfusu TÜİK 2009 verilerine göre  737.852’dir. Mardin Artuklu üniversitesinin son durumu nedir diye merak ediyorsak, Mardin Artuklu üniversitesi  2008’de öğrenci almaya başladı. Kendisine ait bir arazi ve 1-2 adet tahsis edilen bina dışında bir binası olmamakla beraber 1104 öğrenci ile yoluna devam etmektedir. Mardin’in eğitimdeki ülke sıralamasında yeri ise en son 72. sırasaydı.

Yollarımızın durumu ortada işsizlik ve gayri safi milli hasıladan  aldığı paylar TÜİK verilerinde görüldüğü üzere son sıralardadır.  Sizlere bariz bir örnek daha vermek istiyorum, eğitimdeki bulunduğumuz yeri en iyi şekilde anlatır diye yine eğitimle ilgili bir konuyu araştırırken inceleme fırsatı bulabildim. Bolu’nun Dörtdivan ilçesinin nüfusu köyler dahil TÜİK 2007 verilerine göre 6.886’dir (köyler dahil). İlçede Anadolu öğretmen lisesi mevcut. Midyat’ın TÜİK verilerine göre nüfusu köyler dahil 128.085’dir. Anadolu öğretmen lisesi  olmamakla beraber, yıllar önce açılan normal  Anadolu lisemizin daha binası bulunmamaktadır. Isparta ve Bolu’daki yetkilileri kutlamadan geçemeyeceğim. Çünkü gerek görev yapan devlet görevlileri, gerek o yörenin yerel anlamda görev yapan yetkilileri ile sivil toplum örgütleri beraberce iyi bir ahenk oluşturmuşlar; yaptıkları çalışmalarla memleketlerinin eğitim, ekonomik ve sosyal yönden daha da gelişmesine ön ayak olmuşlardır. Mardin-Midyat ve yöresinde maalesef eksik olan budur. Eğer bu kısır döngü aşılırsa bu bölgemizin tarihi ve kültürel birikimi turizmin geliştirilmesi ile binlerce insana iş ve aş olanağı sağlayabilecek bir  potansiyel mevcuttur. Tarih ve kültür turizmini en iyi şekilde değerlendirebilirsek, ciddi bir istihdam olanağı sağlayabilir, memleketimizin yaşam standartlarını en iyi noktaya taşıyabiliriz. Tabi ki tüm bunları vizyonu yüksek yetkililerimizle yukarıda saydığım birlik ve beraberlik ruhu ile yapabiliriz. Bu kısır döngü ile ne eğitimde, ne ekonomide, ne de turizmde bir yere varamayız. Bütün bunları anlatırken yurtdışında bizzat yaşadığım bir anekdotu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Gelişmiş ülkeler tarih ve kültür turizmini çok iyi noktalara taşımışlar, oradaki her birey  memleketine karşı olan sorumluluk duygusu ile duyarlılıkla hareket etmektedir. İtalya’da Adriyatik körfezinin önemli bir liman kenti olan Trieste’de tur programımız vardı; bu programda tarihi mekanları geziyoruz. Rehber bize şimdi çok tarihi bir mekanda olduğumuzu heyecanlı bir şekilde  anlatmaya başladı ve Katoliklerin doğum-düğün ve cenaze merasimine kadar hemen her şeyi anlattı. Son olarak ta bu mekanın yüz yetmiş (170) yıllık olduğunu gayet heyecanlı ve ilgi çekici bir şekilde  anlattıktan sonra oraya ulaştığımız yoldan değil de başka bir yoldan dar sokaklardan, turistik mekanların olduğu, kafe, restoranların olduğu bir caddeden bizi buluşma noktasına yönlerdirdi. Daha önce İtalyan kahvesinin güzel olduğunu bir arkadaşımdan duymuştum. Sokaklardan geçerken o arkadaşımızın tavsiyesi aklıma geldi ve birer kahve içmeye karar verdik. Yanımdaki iki arkadaşla birlikte bir kafeye oturup üç kahve siparişi verdik. İtalya da kahvenin yanında kek ikramı adeti olduğunu gördük. Üç adet kahve için 30 euro yani 60 TL hesap geldi ve bu hesap bize abartılı gelmedi. Çünkü verilen hizmetin standardı ve insanların tarihe duyduğu saygı ve koruma anlayışı ve yapılan restorasyon, ödediğimiz hesabı unutturdu. Daha sonra düşündüğümüzde rehberin sorumluluk anlayışının bize şehrinin ticari faaliyetlerini sürdürdüğü çarşıya yönlendirdiğine şahit olduk. Çünkü geldiğimiz yoldan araçlarla tekrar geri dönseydik; ne kahveye 30 euro ne de alışveriş yapardık.

Bu örneklere bakıp bir değerlendirme yaparsak; 12 bin yıl öncesine dayanan bir tarihe, 2000 yıllık tarihi eserlerin halen hizmet verdiği farklı bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış ve halen birçok kültürü bir arada kardeşçe yaşatan nadide, kendine has bir çok özelliğiyle müstesna bir memleketimiz var. Bizim bir an evvel elimizdeki bu eşsiz tarihi ve kültür güzelliklerini halkımızın refah –huzur-istihdamı için değerlendirmeliyiz. Her türlü restorasyon işlerini yapmalı, tanıtımı için  harekete geçmeliyiz. Yeni açılmaya başlayan tesislerden zarar etmeye tahamüllümüz yoktur. Bir an önce diğer bölgelerimizin ve diğer ülkelerin  yaptıklarına bakarak ders almalı ve eldeki potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirmeli ve gelen insanlara iyi bir hizmet sunmalı ve bunların buralarda nezih mekanlarda konaklanmalarını sağlayıp, ekonomimize ve tesislerimize çok iyi katkı yapmalarını sağlamalıyız. Bir araya gelerek memleketimizi eğitimde, turizmde, ekonomide daha iyi yerlere taşımalıyız. Bu vesile ile istihdamın-huzurun-refahın  önünü açmalıyız.

Yazarın Diğer Yazıları

YAPILMIŞ YORUMLAR

numan - 2010-09-27 22:57:07
yazınızdaki tüm dikkat çektiğiniz eksikliklere katılıyorum. haklısnız. biz tarihmizi elimizdeki serveti pazarlayamıyoruz. son zamanlarda bazı girişimler olsada yeterli gelmiyor kanımca. umarım bir an önce imkanı olan gerçek midyatlılar. sizin örnek olduğunuz gibi güzel işler yaparlar.
sessiz- - 2010-09-18 19:14:27
halıl beyın sıteye aktardıgı mesaj tamamen dogruları yansıtmıs ve eksıklıklerı hepımıze bır daha hatırlatıgı ıcın halıl beye tesekur ederız yanblız hepımız aynı memleketen havayı soludugumuz ıcın nerdeyse herkes bırbırını tanır ve kımın ne falkıyete bulundugunu goruruz duyarız yada bızzat sahıd oluruz..memleket ıcın herkes duyarlı olmalıdır ama ılk olarak madı olanakları uygun olan ınsanlarımız bunları ele alıp cozmelıdır halıl beyde dahıl olmak uzere mıdyat buyuklerınden tam anlamıyla boyle bı adım atıldıgını goremedıgımız ıcın uzgun olarak halılo beye tekrar tesekur eder ve soyledıklerının sadece sozde kalmamasını temennı ederım..saygılar...
MİDYATLI - 2010-08-28 19:08:25
HALİL BEYİN YAPMIŞ OLDUĞU TESPİTLER MEMLEKETİMİZE EN BÜYÜK EKSİKLİKLERİ OLARAK GÖRÜLMEKTEDİR HALİL BEY GİBİ DÜŞÜNCELİ MEMLEKETİNE FAYDALI İNSANLARA GERÇEKTEN İHTİYAÇ DUYMAKTAYIZ HEP BİRLİKTE ELELE VERİP MEMLEKETİMİZİN SORUNLARINA ÇÖZÜM ARAMALIYIZ HALİL BEYE YAPMIŞ OLDUĞU ARAŞTIRMALAR VE BİZİ AYDINLATTIĞI İÇİN CANİ GÖNÜLDEN TEŞEKKÜR EDERİZ BİDE SİZİN GİBİ AYDIN İNSANLARI ANKARAMIZIN MECLİSİNDE MİLLETİNİ TEMSİL EDEN BİR VEKİL OLARAK GÖRMEK İSTİYORUZ BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLERİM...
Mehmet Faruk ERTEKİN - 2010-08-26 00:23:35
Midyat?ta fiyat, hizmet, hediyelik eşya, restorant vs. gibi özellikle bölgeye gelen turistlere yönelik kalemlerde modern standartlara acilen ihtiyaç duyulmaktadır. Maalesef bu konularda da gerekli adımlar atılmamaktadır. Her zaman olduğu gibi, bu konularla cevap vermesi gereken makamalar üç maymunlara oynamaktadır. Halil Ağabeyimize yerinde ve somut örneklerinden dolayı saygılarımı sunuyorum. Basından takip ettiğimiz kadarıyla Midyat?ta özellikle eğitime bulunduğu emsal katkılarından dolayı saygılarımı sunuyorum. Bizler yazacağız ve daha güzel olacak Midyat...
m.şirin akgüç - 2010-08-25 22:46:27
sonuna kadar haklı ve yerinde olması gereken bir konuşma yapmışsın dayı tebrik ederim
Abdurrahman Aksoy - 2010-08-25 20:55:30
Halil bey son derece yerinde tespitleriniz için tebrik ederim. Çok akıcı bir şekilde düşüncelerinizi aktarmışsınız.

Yorum Yaz / Bilgi Ekle

Yorumunuz (yazınız) editörlerimizce indelendikten sonra burada yayınlanacaktır...

Adınız/Soyadınız *

E-mail adresiniz

Yorum Detayı *