Sizlerden gelen mesajlar

meraba ben hüseyin tüm midyat halkına selam larımı gonderiyorum ozellıkle RIDVAN KARDESIME selam lar kendınıze ıyı bakın kardes ler

yazan: hhüseyin aslan
Mersinden Tüm Midyat halkına saygı ve sevgilerimi yolluyorum.İlçemizin Eğitim turizm kültür ve şehirleşme açısından hızla yükselmasini diliyorum.Tüm dostlarıma selamlar.
yazan: ALİ LEVENT
La ßu Nedir AdamLar hayat HiKayeLerini
Yazıyor İnsan Okumakta zorLanıyor Bu Kadar Uzunda OlmazKi.
Hayret ßiŞi.
11tmF CUMHURİYETİ ne SeLamLar SaygıLar (2004)ArkadaşLar Her nereLerdeyseniz SeviLdiğinizi Unutmayın .İstanbuLdaki Arkadaşım murat Doğanaya ve Askerde ßuLunan Sait Akpınar Kardeşim Ayrıca Adanada Okul Okuyan Atacan SizLeri Seviyorum ALLaha Emanet Olun Prens...!
ßiR GüN MuTLaKa...!
yazan: FıLanKes
selamun aleykum mıdyatlılarım ben kastamonu da fen bılgısı ogretmenlıgı okuyorum
mıdyatı da cok ama cok ozledım 14 ekımde de oradayım allahın ıznı ıle hepınız allaha emanet olun

yazan: AHMET YARIŞ
slm hemşerilerim
yazan: muharrem
slm midyat
midyatın ve midyatta olmayan bütün midyatlıların Ramazan ayı mübarek olsun

ANKARADAN sevgilerle bilal

yazan: Bilal ŞAHİN
MİDYAT-estel arasında çalışan şehiriçi münibüslerine birinin dur demesi lazım münibüsün içi ni doldurum neredeyse milleti üst kata çıkarıp açık havada yolculuk yaptıracaklar ve midyat- estel arası 50ykr. indi-bindi de yok istersen 250mt bin yine 50 ykr. belediyemizin ve şöförler odasının bu duruma bir el atmasını rica ediyorum....
yazan: bülent AKINCI
aslan komando artık askere giden adam olur derlerdiya şimdi o kalktı onun yerine okul okumayan adam olamaz diyorlar komando sadullah helexiler-ve arkadaşlarının sanaselamları var. allah teala en kısa zamanda seni ailene kavuşturması dileğiyle allaha emanet ol. ben BÜLENT AKINCI ve diğer arkadaşların bysss
yazan: bülent AKINCI
armada ardında tırnada biz hiç bir zaman arkadaşlarımz unutmayız seni aramamamızın sebebi MUŞ a alışman ve üniversiteyi en güzel şekilde okyup tatillerde buluşmak dileğiyle ALAH zihin açıklığı versin kızlardan uzak dur (VEKA MARANA) k.i.b A:E:OL. bülent eyüp arbağ ve ibo nun selamları var seni kocaman muckssssssssssssssss yaptın git yüzünü yıka byssss.
yazan: bülent AKINCI
slm midyat halkı kesimi...ben erzincandayım...erzincanın karlı dağlarından kucak dolusu sevgiler yolluyorum..esenlikler dilerim...bye
yazan: Mustafa DENİZ
slm sana arbağ . beni unuttunuz mu yawww. bana hiç mesaj yazmıyorsunuz. bide bordo berelide yazmıyor. çooook özledim midyatı.eyup bile unuttu bizi. bülent bari sen yaz bize.ahh! dostlarım ahh! burda günler geçmiyor :( en kısa zamanda güzelim midyat a gelecem inş . kalın selametle aramasanızda sormasanızda ben sizi hep sevdim ve sevmeye devame decem. ALLAH a emanet olun ;)
yazan: armada
tüm miyat halkınahayırlı ramazanlar ilerim hepinize slm olsun
yazan: ahmet toktaş
Cok sevdigimiz aylardan olan ve on bir ayın sultanı diye övgüler yağdırdıgımız Ramazan-ı Şerif ayı nihayet geldi. Hepimize hayırlı olsun. Bir bereket ayı olan Ramazan, yardımların dağıtıldıgı, iftarların verildigi, hayr ve bereket kapılarının ardına kadar açıldığı bir ay. O kadar manevi bir duygu ile kaplıyor ki bizi, o duygu birikimi ile Ramazan?ın farkını hissedebiliyoruz..

yazan: muhammed şaşmaz
her sabah uyandıgımda yaşadıgımın farkına varmadan önce seni sevdigimin farkına varıyorum ve sensiz bir güne başlamaktansa hiç uyanmak istemiyorum aşkım olurmusun

yazan: AtillaŞimşek
HERKESİN MUBAREK RAMAZAN AYINI İÇTEN DİLEĞİM LE KUTLARIM UMARIM İYİ GEÇER BU RAMAZAN AYI
yazan: caner bilmez
RAMAZANA ÖZEL GÜLLAÇ


Güllaç, Ramazan deyince akla gelen ilk tatlılardan biridir. Her Ramazan özlemle beklediğimiz bu doyumsuz tat, Osmanlı sultan sofralarından bugüne taşınmış bir lezzet. Güllaç, sütlü olduğundan iftardan sonra rahatlıkla yenebilecek, hazmı kolay ve hafif bir tatlıdır. Sarayda da bu özelliğiyle çokça tercih edilmiştir.Günümüzde arzuya göre koyulan gülsuyu,Osmanlı Mutfağı?nda ferahlatıcı etkisi olduğu gerekçesiyle mutlaka eklenirdi. Güllaç ismi de bir bakıma buradan gelmektedir.

iyi bir güllaç yapmanın sırlarını da öğrendiğimiz Nadir Güllü?nün tarifine bir göz atalım:

*Öncelikle iyi bir güllaç yapabilmek mutlaka taze, günlük ve kaliteli süt kullanılması gerekiyor.

*Güllaç yufkasının usta ellerle açılması çok önemli .Çünkü iyi bir güllaç için yufkalar kesinlikle ince kenarlı olmalı.Kalın kenarlı güllaç yufkası ağıza hiç hoş gelmez.

*Yufkaların serileceği tepsi kuru ve çok temiz olmalı.

Gerekli Malzemeler :
Çok ince açılmış güllaç yufkası
3 kilo süt
750 gr toz şeker
250 gr rendelenmiş ceviz içi
250 gr hindistan cevizi
500 gr pudra şekeri
100 gr çekilmiş antep fıstık içi
Süsleme için kiraz ve arzuya göre gül suyu.

Yapılışı: Süt iyice kaynatılır ve şeker koyularak iyice karıştırılır. Süt el yakar yakmaz hale gelince güllaç yufkaları genişliğinde bir tepside serme işlemine başlanır. Yufkalar tepsiye tek teke serilerek araları bol sütle beslenir. 3-4 yaprak yufka attıktan sonra hindistan cevizi, pudra şekeri, hindistan cevizi, çekilmiş fıstık içi, file fındıkla üzerine bolca serpilir. Üzerine tekrar bol süt yedirilen 3-4 yufka serilir.Süsleme yapılarak servise hazırlanır.

Afiyet olsun...

yazan: ugur doğan
slm midyat mrb arkadaşlar
normalde midyatlı değilim. ama
21 eylül de bir iş için geldiğimde çok sevdim MİDYATI ve fazla gezemedim. inşallah
boş bir zamanımda gelip bütüm günümü midyata ayıracağım gerçi midyatı gezmek ve görmek için bir gün yetmez biliyorum.

midyat dönüşü otobüs yolculuğum çok güzeldiunutamıyacağım

ANKARADAN BİLAL ŞAHİN
yazan: Bilal ŞAHİN
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.

Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur.

Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer.

Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir.

Kur?an-ı kerim Ramazanda indi. Kadir Gecesi bu aydadır. Ramazan-ı şerifte iftarı erken yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu iki sünneti yapmaya çok önem verirdi.
İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve dolayısıyla her şeye muhtaç olduğunu göstermektedir. İbadet etmek de zaten bu demektir.

Hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince, (Zehebez-zama? vebtellet-il uruk ve sebet-el-ecr inşaallahü teâlâ) duasını okumak, teravih kılmak ve hatim okumak önemli sünnettir.

Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur, azat olur.

Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. Allahü teâlâ, bu mübarek ayda Onun şanına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğendiği yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin!

Açıktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Namaz kılmayanın da, oruç tutması ve haramlardan kaçınması gerekir. Bunların orucu kabul olur ve imanları olduğu anlaşılır.

Ramazanda oruç tutmak hakkındaki hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(Ramazan orucu farz, teravih namazı ise sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları affolur.) [Nesai]

(Ramazan orucunu farz bilip, sevap bekleyerek oruç tutanın günahları affolur.) [Buhari]

(Ramazan orucunu tutup ölen mümin, Cennete girer.) [Deylemi]

(Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten mahrum kalır.) [Taberani]

(Ramazan ayında ailenizin nafakasını geniş tutun! Bu ayda yapılan harcama, Allah yolunda yapılan harcama gibi sevaptır.) [İbni Ebiddünya]

(Oruçlunun susması tesbih, uykusu ibadet, duası makbul, ameli de çok sevaptır.) [Deylemi]

(Oruçlu iken çirkin konuşmayın! Birisi size sataşırsa, ?Ben oruçluyum? deyin!) [Buhari]

Ramazan-ı şerifte, oruç tutmak çok sevaptır. Özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Özürsüz, Ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyuruldu. (Tirmizi)

Ama dinî bir mazeret varsa oruç tutmamak günah olmaz.





yazan: ugur doğan
SIIR DIYEYIM MI
bu aksam iciyorum kadahimde sen
kalbinde ben hayalimde yine sen
kalbimdeyanardagi gibibuyuyen
ask atesini gözyasinla södiremessin
sevgi dolu gözlerimin reng unutamassin
yakinimda deyilsin kalbimin icindesin
hayat gelip geciyor sensiz bensiz
umutlar tükeniyor sevgisiz caresiz
kalbim seni ariyor be vicdansiz
seni yildizlara sordim bilmediler
meleklere sordimalmadilar

NERDESIN BE VICDANSIZ
almanyadan sevgilerimle











































































































































































SIIR OLSIN
yazan: HANNA TÜRKER
selamlar
yazan: Okan Akkaya
dostum sadullah ınan senı unutmus degılız elımde olmayan sebeblerden doalyı netten bıraz uzak kladım malum komandosu tlfdanda ulasılmayınca msj yazma ımkanı gecmedı elıme tum arkadaslar adına ozur dılyom hepsının kulagını cekcem merak etme ALLAH a emanet ol kardsım
yazan: m.ali
değerli arkadaşlarıma akgül matbaaaya,arkadaşlarım arbağ,eyyup,bulent,ibo,zeki yusufa selamlarımla ,bu şiiri onlara ithaf edıyorum..

Ben gidersem buralardan benim için ağlarmısın,
ayrıldım yarimden diye saçlarımı yollarmısın,
aklına geldikçe beni,
çok özledim diye seni ,
gördüğün gonca gülleri,
benim için koklarmısın,,
gökyuzunde turnalardan,
bal toplayan arılardan,
gelip geçen yolculardan acep beni sorarmısın,,
küstürdün gonlumu niye,
aşkından döndüm deliye,
dost mustafam gelir diye ,
yollarıma bakarmısın......

değerli dostlarıma diyarbakır tapan tepe komando taburundan yazıyorum

sağlıcakla kalın hepiniz

yazan: sadullah(bordı bereli)
ramazan ayı boyunca her akşam midyatve estel kesimindeki taziye evlerinde MİDYAT BELEDİYESİ, Selahaddin Eyyubi Derneği ve MİDYAT Esnafı tarafından iftar yemeği verilmektedir. Midyat halkımıza duyurulur.
yazan: bülent AKINCI
slm olsun bütün arkadaşlarıma. slm olsun midyata. slm olsun akgül ofsete slm olsunn bülent,eyup,arbağ..... ver beni arayıpta bulamayanlara slm olsun
yazan: armada
SLM MİDYATLI DOSTLARIM VE MİDYATA İLGİ GÖSTEREN TÜM DEĞERLİ ARKADAŞLAR.MİDYATLI OLMAKTAN SONDERECE MULU VE GURU DUYUYORUM.KISA BİR HİKAYEMİ SİZLERLE PAYLAŞMAK PAYLAŞMAK İSTİYORUM BEN ŞİİRLERİ PEK SEVMEZDİM AŞKA İNANMAZDIM AŞIK OLACAĞIMI HİÇBİR ZAMAN TAHMİN ETMEZDİM ŞERKILARIN ANLAMLARINE PEK ÖNEM VERMEZDİM DUGUSAL ANLAMDA HİÇBİRSEY YOKTU BENDE.BENİM TEK SEVDAM MEMLEKETİM MİDYATTI HEP MİDYATIN HASRETİNİ ÇEKER HEP MİDYATI ÖZLER BİRTEK MİDYAT DUYDUMMU DUYGULANIRDIM TEK SEVDAM MİDYATTI BİR TARİHİ ÇOK SEVERİM ÇOK DUYGUSUZDUM AMA MİDYAT VE TARİH OLDUMU O ZAMAN DUYGULANIRDIM..TAKİ KARŞIMA BİR GUN ÖZLEM ÇIKANA KADAR HYATIMA ÖYLE BİR GİRDİKİ BÜTÜN HAYATIM ALT ÜST OLDU AŞKA İNANMAYAN AŞKI BOŞ GÖREN O DUYGUSUZ İBRAHİM ÖYLE BİR AMANSIZ SEVDAYA KAPILMIŞKİ SİZE ANLATMAM GÖZLERİ HİÇBİRŞEYİ GÖRMÜYOR KULAKLARI HİÇBİRŞEYİ DUYMUYOR SADECE ÖZLEM ÖZLEM DEYİP HAKIRIYOR ONU DÜŞÜNMEDİĞİM TEK SANIYEM YOKTU BAZEN ONU DÜŞÜNMEKTEN BEYNİME AĞRILAR GİRİYORDU VE SADECE UYUDUĞUM ZAMAN O YOKTU AMA HER AKŞAMDA DUA EDRDİM ALLAHIM ONU RUYAMDA 1KERECIK GÖSTER DİYE ÇÜNKÜ BİZ TANIŞTIKTAN BI SURE SONRA MEMLEKTİ ORDUYA GİTMEK ZORUN DA KALDI HER GECE SAAT 12 DEN SABAH 6 YA KADAR TELEFONLA KONUSURDUK HER GUN 2..3 SAATLIK UYKUYLA İŞE GİDERDİM ZATEN GUNDUZLERİ DEVAMLI TELEFON MESAJ ÇAĞRI ONUN SESİNİ DUYMADAN ONDAN 5 DAKA HABER ALMIYIM HER SEYİ YAPARDIM İŞİMİ GÜCÜMÜ BIRAKIP MEMLEKETİNE GİTTİM ONUN UYKUSUZ KALDIĞIM GECELER HAFTA DA 1000 KONTR HARCARDIM NE KIMSEYLE PAYLASRDIM NEDE KİMSEYLE PAYLAŞMAK İSTİYORDUM YERE GÖĞE SIĞDIRMIYORDUM O BENIM HER ŞEYİM Dİ VE ONUN İÇİN O KADAR ŞEY YAPTIM KI KENDİMİ O KADAR YIPRATTIM KI KİTAPLARA SIĞMAZ ANLATMAKLA VE O KADARDA SACMALIK YAPTIKI BANA AMA HER ZAMAN EKSİK OLAN BİRŞEYLER VARDI TERS GİDEN BİRSEYLER VARDI DURUM AİLESİNE GEÇTİ MEĞER ÇOK KERŞIYMIŞLAR BEN MARDINLIYIM ARAMIZDA ÇOK FARK VARMIŞ AİLESİ KARSI ÇIKTI GERÇİ MALESEV KIZ BANA KARSI DURUST DEĞİLDİ BENLE DURUST OLSAYDI HİÇBİR SEY BENI DURDURAMAZDI ÇOK HAKARETE UĞRADIM BIR SURU DENGESİZ SEYLER İŞTE ANLADIM KI DUYGUSZU OLMAKTA HAKLIYMISIM BE BEN ONU ANLADIM.BU ARADA HALA MİDYAT AKLIMDA AMA ÖZLEM ARAMIZA GİRMİŞ MIDYAT ESKİSİ GİBİ İÇİMİ YAKMIYORDU KIZI BIRAKTIĞIM GUN İÇİMDEN ATTIĞIM GÜN ARKAMA BAKTIĞIM DA BAKTIM KI MİDYATI O KADAR ÖZLEMİŞİM Kİ ANLATAMAM NEYSE KENDİNİZE İYİ BAKIN...........
yazan: ibrahim kurnaz

OKUNMAYA DEĞER !!! anlamak lazım aertık

Günde bir kaç kez namaz için toplanıyorlar ve eğer hava yağmurlu değilse namazlarını açıkta kılıyorlardı. Uzun tek bir safta toplanıyorlar ve Hacı da önlerine geçip imamlık yapıyordu. Hareketlerindeki düzen ve uyumla askerlere benziyorlardı; hep birlikte Mekke yönüne er, birlikte eğilir, sonra kalkar ve birlikte diz çökerek alınları üzerine yere kapanırlardı. İki secde arasında seccadesi üzerinde, yalın ayak, elleri önünde bağlı, dudakları sessizce kıpırdayan ve kapalı gözleriyle derin bir huşu içinde dalıp giden imamın, bütün kalbiyle dua ettiğini görürdünüz; ötekiler, imamlarının işitilmeyen sözlerini izliyor olmalıydılar,

Böylesine içten bir duanın bir takım mekanik bedeni hareketlerle birleştirilmesi beni nedense biraz tedirgin ediyordu bir gün, biraz İngilizce bilen Hacı? ya bu konuyu sordum;

Tanrının sizden ona duyduğunuz saygıyı eğilerek, diz üstü oturarak ve yere kapanarak göstermenizi istediğine gerçekten inanıyor musunuz? İnsanın sadece kendi , içine bakarak; yüreğin sükûneti içinde dua etmesi daha uygun olmaz mı? Bütün bu bedeni hareketlerin hikmeti ne?

Daha bunları söyler söylemez, pişmanlık duymaya başladım; yaşlı adamın dinî duygularını incitmek istememiştim. Fakat Hacı hiç de gücenmiş görünmüyordu. Dişsiz ağzıyla gülümsedi ve şöyle dedi:

- Başka nasıl ibadet edebiliriz ki Allah?a? O, bedeni de, ruhu da birlikte yaratmadı mı? Böyle olunca da insanın ruhuyla olduğu kadar bedeniyle de dua etmesi gerekmez mi? Bakın, biz Müslümanlar duamızı niçin böyle yaparız anlatayım size. Yüzümüzü Kâbe?ye, Allah?ın Mekke?deki beyt-ül Haremine çeviririz ve biliriz ki,

o anda dünyanın neresinde olursa olsun, namaz kılan bütün Müslümanlar, hepsi yüzlerini Kâbe?ye çevirmişlerdir; bir tek vücut gibiyizdir ve düşüncelerimizin merkezi de O? dur. Önce ayakta durarak Kur?anı Kerimden bölümler okuruz, bunu yaparken, okuduğumuz kelâmın, insana hayatta dimdik ayakta kalması, sebat etmesi için verilen Allah Kelâmı olduğu bilinci içindeyizdir. sonra ?Allahu Ekber? (Allah en büyük! ) deriz; Bununla Allah?tan başka kulluk etmeye değer başka hiç
kimsenin, hiç bir şeyin olmadığını dile getirir ve bunun apaçık bir gerçek olduğunu bir daha duyar ve bu gerçeğe bir daha tanıklık ederiz.

Sonra o her şeyden yüce olan Allah?a duyduğumuz saygıyı, bu yüceliğin önünde eğilerek gösterir, Onun gücünü, celâl ve azametini övgüyle anarız. Ve Onun önünde bir toz zerresinden, yokluktan, hiçlikten başka bir şey olmadığımızı, Onunsa bizim yüceler yücesi yaratıcımız, ve Rabbimiz olduğunu duyarak alınlarımızın üzerine coşkuyla yerlere kapanırız.

sonra alınlarımızı yerden kaldırır ve oturup, günahlarımızı bağışlaması, bizi rahmetiyle yargılaması, doğru yola yöneltmesi, bizi sağlık ve rızkla nimetlendirmesi için dua ederiz, Onun haberini bize ulaştıran Muhammet ( s.s.)?e, Ondan önceki peygamberlere, bize, kendimize ve doğru yolu izleyen herkese Allah?ın selâm ve rahmetini dileriz. Bize bu dünyada da öteki dünyada da iyilik ve güzellik ihsan etmesini niyaz ederiz Allah?tan. Ve sonunda da, başımızı sağa ve sola çevirerek, nerede olursa olsun, doğru yolda olan herkese selâm vererek namazdan çıkarız. Peygamberimiz böyle namaz kıldı, böyle dua etti ve kendisini izleyenlere de böyle yapmalarını öğretti, bu onların kendilerini isteyerek ve ta yürekten Allah?a teslim edebilmelerini -ki İslam?ın anlamı da budur ve Onunla da, kendi kaderleriyle de barış içinde yaşayabilmelerini sağlamak içindir.




yazan: ugur doğan
EY GÖNÜL

Ey gönül, hayat süprizlerle doludur . Kimi zaman saadeti kaybetmenin hasretiyle kavrulurken , kimi zaman da ummadığın bir saadetin tebessümüyle sürur bulursun .Çektiğin ıstıraplar , elemler ve tarifsiz kederlere sabretmenin ateşiyle pişer,bir zaman sonra o ateşte lezzet bulursunun.

Bu yüzden ey gönül ,ateşten korkma ! Sabrın sineleri yakan o lahuti ateşinde piş ki , lezzet bulasın . İşte ey gönül , çoğu bela ve musibetlerin değişmez kaderimiz olması , bütün çabalarımıza rağmen korku ve endişenin o muziç çemberi içinde sabra mahkum edilişimiz , bu diyarda hep böyle mahzun kalışımız hep bundan : Güneş yakacak , meyveler sabırla olgunlaşacak ...

Tohum toprağın derinliklerinde sabra mahkum ; sen dünya denen şu çileler ,elemler , ayrılıklar ,hasretler yurdunda ...Tohum , bir müddet toprağın karanlıklarında kalmaya tahammül edecek. Çürüyecek ; çürürken , canını toprağa katarken sabredecek , sabrın acısına katlanacak , sonra f,iliz verecek , hasretini çektiği gün ışığına kavuşacak , bir ağaç olacak , gökyüzünü kucaklayacak .

Sen de öylesin ey gönül !
Sen de korkunun , endişelerin , elemlerin zindanında kalmaya tahammül et. Acılara katlanmanın , nice nimetlere hasret yaşamanın ateşinde pişecek , lezzet bulacaksın . Hayat bulmak ,hayat vermek için ...


Ey gönül ,acılara sabret . Çünkü onlar seni kahretmek için değil ;sınamak , terbiye etmek , kemale erdirmek için gelirler ;Hem de geçicidirler ,ebediyen kalmayacaklar . İmana ve ümide sarıl . Bil ki hiçbir gece ebedi değil ; her karanlığın sonunda bir fecir saklı .

Alemlerin Rabbi ? ne (c.c.) ,kalbin sahibine kulak ver ey gönül . Sabrı öğren , gayesini anla .Ne olur , gözlerin yaşarsa da , dilin ancak Rabbi?nin razı olduğu söz söylesin . Bu yaşlara katlanmayı bil ey gönül , varacağın menzil hatırına . Düşün ey gönlüm , onları sana yönelteni düşün ... Bu kutsi çileleri Tanrı misafirleri olarak ağırla .Müminlerin o sözüne bütün ruhunla katıl . Bunu diline vird et , aradığın her teselli onda saklı : " Onlar ki ...Onlara bir musibet isabet ettiği zaman şöyle derler : Biz Allah?a aidiz ve elbette sonunda O?na döneceğiz. " (Bakara süresi 156 )


Ve Peygamberini , Peygamberleri düşün . Sabır onların ahlakı . Bak , Yusuf?undan ayrı düşen gözü yaşlı Yakup Peygamber nasıl sabretmiş .Hz. Eyyub a.s. sabır ateşinde nasıl yanmış . Ve o sevgililer sevgilisi , ve O?nun mübarek sahabileri ...Hüzün yıllarında , Şibi muhasarasında , Taif?te ,Tebük?te , Bedir?de , Uhud?da ,Hendek savaşında sabır şerbetini nasıl yudum yudum içtiler. Bir adım sapmadan ,kalplerini sahibinden bir an ayırmadan nasıl ışıdılar , nasıl ışık verdiler ...Sakın sende yolundan şaşma ey gönül ; itaat et . İtaatında sabır ve sebat et .Zira bu yol sabırdan ibaret .

Sabrın zıddı aceledir .Acelenin meyvesi ise pişmanlıktır , üzüntüdür ey gönül . Öyleyse çabalarının ,amellerinin mükaatını beklerken ne olur acele etme . Sabrın özündeki tevekkülü gör , her şeyin sahibine dayanmayı öğren .Beklediğin ilahi yardım yalnızca sabrın sonunda gelecek ey gönlüm .Ama sakın tuzağa düşme ; tedbirsiz sabır , çalışmadan yapılan tevekküle benzer . Önce tedbirine ,tedavine sarıl , sonra sabret . Hiçbir müsibete ağır ve çekilmez gözüyle bakma .

Evet , sabır acıdır ey gönlüm . Bunu en iyi sen bilirsin . Gelecekten ümidi , beklentisi olmayan bir yürek bu acıya tahammül edemez , bunu da bilirsin .Hangi ümit diye sorma bana , bütün ümitler imanında saklı . İmanın var , demek ki ümidin var . Gideceğin yer , göreceğin cemal var . Senin menzilin var . Seni hasretle bekleyen cennet ehli var .Sana kucak açmış ebediyyet var .

Şimdi sus gönlüm . Sus ve teslim ol . Fani umutlarla tükenmekten vazgeç . Dünya buna değmeyecek kadar kısa . Sabır zamanı kısa . Bir şimşek ışığının parıltısı kadar kısa .

Unutma ey gönül , burası dünya .. Sefası da fani , cefası da ...Fakat ebediyyet var , ebedi vatan . Orada nankörler için hazırlanmış bir ateş mahzeni var ki , orada sabah olmayacak , horozlar da ötmeyecek . Orada sabretmek imkansız .

Öyleyse nankör olmaktan kork ve ey gönlüm , geçici elemlere ve imtihanlara sabret . Bilirim bu dünya bir imtihan yurdu , bir zindan . Ama duvarlarında daima ümide , kurtuluşa ,selamete açık iman ve ümit pencereleri var . Bu pencerelerden mesut geleceğini gör. Sen ki narin kanatlı bir kelebeksin .İlahi takdirin imtihanını minicik gövden de bulmuşsun . İlahi mukadderatın göklerinden gelen kaza oklarına hedefsin . Göklerin ve yerin yüklenmekten sakındığı " emanet" omuzlarında .Bazen belin bükülecek , dizlerin dermansız kalacak .Ama sakın sabrın tükenmesin ey gönlüm , ruhunu ebediyete taşıyorsun .

Sabret gönül , şurada karşı kıyıya ne kaldı ? Bu dünya zindanına muvakkaten mahkumsun , şükret ki müebbeden değil !...

Sabret gönlüm yol çok uzun değil , az kaldı...

yazan: ugur doğan
ramazan-ı şerifiniz mübarek olsun

RAMAZAN MÜJDESİ

Ramazan?ın ilk günü ile birlikte nur ve feyiz dolu bir mevsimi yaşamaya başlarız. Kâinat şenlenir, dünya Cennetten süzülen nurânî bir hava ile dolup taşar. Ulvi âlemlerin masum ve mübarek sâkinleri öbek öbek mü?minlerin çevresini sarar. Rahmet ülkesinden müjdeler, kâinatın Rabbinden selâmlar ve mağfiret ümitleri getirir, Ramazan ayı?
Mukaddes kelâmın nâzil oluşunun yıldönümünü mü?minlerle birlikte cinler, melekler; ağacı, çiçeği, böceği, kurdu, kuşu, denizi ve deryasıyla yaşlı dünyamız da kutlar. Görünen ve görünmeyen âlemlerde tam mânâsıyla bir bayram havası yaşanır.
Bu ayın Cenâb-ı Hak katında müstesna bir yeri vardır. Yüce Rabbimiz kendisine muhatap olarak seçtiği kullarına sonsuz rahmetinin en geniş tecellilerini bu aya tahsis eder. Başta Kur?ân-ı Kerim olmak üzere Tevrat, Zebur ve İncil gibi diğer semavî kitapların da bu ayda indirilmiş olması, bu günlerin kıymet ve kudsiyetini artıran diğer bir husustur.
Mü?minlere İlâhî bir ihsan olarak bu günleri birer güzel fırsat bilerek değerlendirme, Rablerine olan kulluk derecelerini gösterme, Ona muhatap olabilme gayreti içine girerek tam bir ihlâs ve şuurla ibadet ve taate koşarlar.

Bu gayretin neticesi elbette karşılıksız kalmayacaktır. Oruç tutup, Ramazan ayını bir kulluk şuuru içinde geçirenler tatlı bir ânı yaşadıkları, huzura erdikleri gibi pekçok nimete de mazhar olurlar.
Ubâde bin Sâmit anlatıyor:
Ramazan ayının başladığı bir günde Resulullah Aleyhissalâtü Vesselâm şöyle buyurdu:
?İşte bereket ayı olan Ramazan geldi. Artık Allah?ın rahmeti sizi kuşatır. O ay, yeryüzüne bol bol rahmet iner. Günahlar affedilir. Duâlar kabul olunur. Allah sizin iyilik ve ibadette yarışmanıza bakar da, bununla meleklerine karşı iftihar eder. Öyle ise kulluğunuzla kendinizi Allah?a sevdirin. Asıl bedbaht olan da, bu ayda Allah?ın rahmetinden nasibini alamayandır.?1
Ramazan her yönüyle bir ibadet mevsimidir. Her mü?min namazı, orucu, iyilikleri hizmetleri ve duâsıyla bu rahmet ve bereketten nasibini almaya çalışır. Bilerek veya bilmeyerek yapmış olduğu günahları için Allah?tan af diler. Rabbine niyazda bulunur.
Cenâb-ı Hak da kulunun bu samimi duâ ve niyâzını karşılıksız bırakmaz, günahlarını affeder, rahmetine garkeder.

Ramazan ayının kudsiyet ve bereketini bildiren şu hadis-i şerifi birlikte okuyalım. Peygamber Efendimiz geniş anlamda bu hususu dikkatimize vermektedir.
Selmân-ı Fârisî (r.a.) anlatıyor:
Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm Şâban ayının son günlerinde bize irad ettiği bir hutbede şöyle buyurdu:
?Ey insanlar büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınızın üstüne düştü. Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır. Allah o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde nafile namazı meşru kıldı. Bu ayda küçük büyük bir hayır yapan insan, başka aylarda bir farz edâ etmiş gibi sevap alır.
?Bu ayda bir farzı yapmak, başka aylarda yetmiş farz yerine geçer.
?Bu ay Allah için açlık ve susuzluğun, taat ve ibadetin meşakkatlerine sabır ve tahammül ayıdır. Sabrın karşılığı da Cennettir.
?Bu ay yardımlaşma ayıdır.
?Bu ay mü?minlerin rızkını arttıracak aydır.
?Bu ayda her kim oruçlu bir mü?mine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş günahlarının bağışlanmasına ve Cehennemden kurtulmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevaba kavuşur.?

Ashâb-ı Kiramdan bazıları, ?Ya Resulallah, hepimiz oruçluya iftar edecek bir şey bulup verecek durumda değiliz? dediler.
Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm, ?Allah bu sevabı bir tek hurma ile, bir içim su ile, bir yudum süt ile oruçlu mü?mine iftar ettirene de verir? buyurdular ve hutbelerine şöyle devam ettiler:
?Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennemden kurtuluştur.
?Bu ayda kim kölesinin (işçi ve hizmetçisinin) işini hafifletirse, Allah da onu affeder ve Cehennemden uzak tutar.
?Bunun için bu ayda şu söyleyeceğim dört hasleti fazlasıyla bulundurmaya çalışınız. Bu dört hasletten ikisi ile Rabbinizi razı edersiniz, diğer ikisinden ise hiçbir zaman ayrı kalamazsınız.
?Rabbinizin rızasına sebep olan hasletlerin birisi, kelime-i şehadete devam etmeniz, diğeri de Allah?tan mağfiret dilemenizdir.

?Vaz geçemeyeceğiniz iki hasletin biri Allah?tan Cenneti istemek, diğeri de Cehennemden Allah?a sığınmaktır.
?Her kim oruçluya bir yudum su verirse, Allah da ona benim mahşerdeki havuzumdan öyle bir su içirecektir ki, Cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir.2

yazan: ugur doğan
ORUCU NASIL TUTMALIYIZ



Salih kimse, ya?ni iyi insan, güzel ahlâklıdır, merhametli­dir. Bütün insanlara acır. Herkese iyilik etmeğe çalışır. Elinden, dilinden kimseye zarar gelmez. Oruç tutan kimse, salih müslü-man olmağa çalışmalıdır. Oruçdan ve diğer bütün dini emirler­den maksat salih bir insan olabilmektir. Oruç tutan kimse, kötülük işlemeğe devam ediyorsa, oruçtan beklenen faidenin elde edilmesi çok zordur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Nice oruç tutanlar var ki, açlık ve susuzluktan başka kârları olmaz.)

Bir kimseyi bir odaya koyup üstünü kitleseler, aç susuz bıraksalar bu kimse oruç tutmuş sayılmaz. Orucun mahiyetini bilmeyen, orucu yalnız aç ve susuz durmak zanneden kimseler, yaptıkları açlık grevine ölüm orucu diyorlar.

Oruçtan beklenen yüksek fâideye kavuşabilmek için sâlih müslümanlar gibi oruç tutmalıdır. Ya?ni göz ile, dil ile, kulak ve diğer uzuvlar ile oruç tutmalıdır!

1- Gözü faidesiz şeylere, haramlara bakmaktan korumalı­dır! Kalbi meşgul eden ve iyi işlerden alıkoyacak hususlardan gözü korumalıdır.

2- Dilini, yalan, gıybet, koğuculuk gibi kötü işlerden alı-koymahdır. Orucun sevabını muhafaza edebilmek için dili her türlü kötülükten uzak tutmalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Oruç bütün kötülüklere kalkandır. Oruçlu kimse cahillik edip de kötü söz söylemesin! Şayet birisi kendisiyle itişip kakışmak isterse, ben oruçluyum diye mukabelede bulunsun!)

Demek ki, Oruçlu kimse, salih müslüman gibi olmalı, ken­disine sataşmağa kalkanlara karşılık vermemelidir. Herkesle iyi geçinmelidir.

4- Gözü, dili, kulağı kötülüklerden koruduğu gibi, el, ayak ve diğer uzuvları da haramlardan ve şüphelilerden korumak lâzımdır. Mideye haram lokma sokmamağa çalışmalıdır.

5- Sahurda çeşitli ve kuvvetli gıdalar yemekte mahzur yoksa da, iftar vakti tıka-basa yiyerek mideye zarar vermek doğru değildir. Ağır işlerde çalışmayanlar pek fazla yiyerek oruçtan beklenen faidelere mâni olunmamalıdır.

6- İftardan sonra acaba tuttuğumuz oruç kabul edildi mi diye korkmalıdır.

Hasan-i Basri hazretleri, bir takım insanların bayram günü gülüp eğlendiklerini görünce buyurdu ki:

(Allahü teâlâ, Ramazan ayını müsabaka meydanı gibi yarat­mıştır. İnsanlar ibâdetle müsabaka ederler. Müsabakayı kazanan­lar kurtulur, kaybedenler helak olur. Eğer hakikati bilselerdi, ameli makbul olanlar sevinçten, ameli kabul olmayanlar ise üzüntü ve hasretten gülüp oynıyamazlardı.)

Büyüklerden birisine dediler ki, (Artık sen ihtiyarladın. Dinimiz oruç tutamıyan ihtiyarlara ruhsat tanımıştır. Fidye ver oruç tutma!) Cevabında buyurdu ki: (Ben orucu uzun bir yolculuk için azık olarak biriktiriyorum. Bugün biraz zahmete katlanmak, yarın Allahü teâlânın azabına dayanmaktan daha hafiftir.)
yazan: ugur doğan
SevgiLi Murat DOĞANAY Kardeşim ߣnde Seni Çoq Çoq ÖzLedim Vede Çoq ÇoqSeviyorum.
Yeni ßaşLadığın İşimde Sana KolayLıqLAr Diliyorum Allaha Emanet Ol.
11TmF CUMHURİYETİ ne SeLamLar PrenS..!
yazan: FıLanKes