Sizlerden gelen mesajlar

Sağnak sağnak rahmetin yeryüzünü kuşattığı, mübarek Ramazan ayının tüm insanlık için hayırlara ve bereketlere vesile olması dileğiyle Ramazan ayınız mübarek olsun.

yazan: Metin CEYLAN
slm arkadaslar ben menaf midyattan 3 aydır ayrıyım simdi ama cok üzledim sizin yerınızde olsam midyatda gelirim ve guzelligini görürüm
yazan: menaf kaya
Midyat´tan cok uzakta Amerika´dan tum Midyat halkina selam olsun. Ramazan ayi geldi ve yurdumdan uzak olmanin buruk sevinci icindeyim. Tum Islam aleminin Ramazan ayi hayirli ve ugurlu olsun. Ramazan Bayraminda Midyat´ta olacagim insallah. Herkese sevgiler....selam ve dua ile.....
yazan: mehmet faruk ertekin
tüm islam aleminin ve midyatlı hemşerilerimin ramazanlarını kutlar bu ayın tüm dünyadaki müslümanlara barış kardeşlik huzur getirmesi dileğiylen hayırlara vesile olmasını temenni ederim
yazan: zeki aktan
ramazan ayının tüm midyatlılara ve tüm müslüman halkımaza bereket ve bolluk getirmesi dileğiyle ramazanınız MÜBAREK OLSUN
yazan: resul atuğ
sız mıdyattlı hemserılerımın ramazan ayını kutlarım...
yazan: HAKAN KARATAY
Yarın ramazanın ilk günü Cenabı Allah rahmetini,bereketini,şefaatini müslüman kardeşlerimden eksik etmesin.HAYIRLI RAMAZANLAR.
yazan: ÖZLEM GÜLGÜR
midyat halkının ramazan ayını kutlar,barış kardeşlik ve huzurlu ortamlara vesile olmasını diler saygılarımı sunarım.
yazan: M.Kadri AKÇAY
TÜM İSLAM ALEMİNE HAYIRLI RAMAZAN LAR DİLERİM..
yazan: ibrahim kurnaz
mrb sevilay hanım ben mardin midyatlıyım 6 senedir tekirdağ çerkezköy de yaşıyorum ki hala çerkezköydeyim. dediğiniz gibi mardin ve ilçeleri çok güzel tarihiyle insanıyla her şeyi ile çok güzel bir yer.ilginizi çekmesi bizleri memnun kılıyor.bu konuda yardım almak isterseniz msn adresim den ulaşabilirsiniz..
yazan: iibrahim kurnaz
midyat halkının ramazan ayını kutlar en içten selamlarımla hayırlı ramazanlar spastıkım
yazan: m.emin arslan
selam miyatın güzel insanlarına ve topragına



yazan: garip çakmaz
bekle beni midyat Allahın izni ile nisan ayında ordayım inşallah bir aksilik çıkmazsa dedem için gelirim
yazan: m.emin arslan
selam aleyküm midyat halkı ben emin tüm kevsengililere selam gönderiyorum şafak karanlık Allaha emanet olun
yazan: m.emin arslan
merhabe ben sevilay ya bn mardine gitmeyi cok istiorum orları cok seviorum ama malesef bi kere gercek görmedim bazen internette görüorum ne kadar güsel bi şehir yaa inş bi gün gelirim orayaa bütün mardin halkına slm lar TEKİRDAĞ corlu
yazan: sevilay CAN
cemal günayın kardeşiyim midayatlılara hayırlı ramazanla narlı köydenim
yazan: bahri günay
slm midyat seni çok özledim bekle beni ben geliyorum şafak 90. başka yokmidyatlılara slam
yazan: bahri günay
MERHABA MİDYAT....SEDAT ARKADAŞIM GÜZEL MESAJIN İÇİN VE GÜZEL MİDYADIMIZIN SAYFASINI ZİYARET ETTİĞİN İÇİN TEŞEKÜRLER.. SEDAT GERÇEKTENDE BİTMİYORDU ZOR OLUYORDU AMA BİTTİ UNUTMA SANA İKİ GÜN BORUM VARDI NASIL DOKUNMUŞTU SANA:) KARDEŞ KENDİNE ÇOK İYİ BAK SENDE ALLAHA EMANET OL...
yazan: MURAT DOĞANAY
__Mustafa Kemal, ordularına: "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emriyle Büyük Tarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir?e kadar takip edilmiş. 9 Eylül 1922?de İzmir?in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 AĞUSTOS günü, bayram yaparak kutluyoruz. tüm MİDYAT halkının 30 AĞUSTOS zafer bayramını kutluyorum. __AYRICA BU GÜN ZAFER BAYRAMININ MİDYAT BELEDİYESİNİN KARŞISINDA YAPILDIĞI VE ÇOK AZ KİŞİNİN KATILIDĞINI ÜZÜLEREK İFADE ETMEK İSTİYORUM. BUNU NEDENİNİ YER SEÇİMİ VE TÖRENE SADECE BELİ KİŞİLERİN ALINMASININ ETKİLİ OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİM. DİLERİM Kİ GELECEK SENELERDE DAHA KORDİNELİ VE HALKLA EL ELLE YAPILMASI DİLEĞİYLE...
__BU GÜN GÜVENLİK NEDENİYLE Mİ BAŞKA BİR NEDENLE Mİ BİLMİYORUM AMA BİR VATANDAŞ OLARAK TÖRENE ALINMADIĞIMI SADECE UZAKTAN TAKİP ETMEKLE YETİNDİĞİMİ BURUK BİR ŞEKİLDE İFADE ETMEKTEYİM.

yazan: SUAT ARSLAN
slm butun mıdyat halkına ben ibrahim erdem izmirde ıturuyoruz burda unıvesiteyı okuyorum mıdyatı cok ozledım slm golcık mah
yazan: ibrahim erdem
merhaba midyatın guzel insanları...
yazan: ZEKİ OLGAC
slm ben ömer bence midyat medeniyet değil cennet bitek deniz eksik am a başkanımızdan ayrımcılık yapmasını istemiyoruz
yazan: ömer bilgin
S.a Arkadaslar bırıncısı burası sıyaset meydanı degıl sıyası fıkırlerın tartısıldıgı bır platform degıl.Ikınc szum ıse delı poyraz denılen arkadasa kac gundur bende ızlıyoum hep saga sola satasıyorsun senın derdın ne arkadasım???Mıdyatı tanıtan bu sıtenın gercı ıyı mı tanıtıyor kotumu tanıtıyor orası bazen tartısılır hale gelıyor cunku ortalıgı karıstıracak mesajlar yayınlanıyor.Ama burda kımsenın relam yapma hakkı yok.Hıcbır sıyası partının reklamınıu vermemelı.sımdı dıyeceklerkı reklam degıl verdıklerı bır mılletvekılı geldı onu yazdlar dıye..Pekı arkadasım sormazlar mı sana daha once buraya gelen dıger partı mılletvekıllerı mılletvekılı degıl mııı???Bu tartısma daha fazla buyumesın lutfen sıte yonetımınden ve sız degerlı arkadaslardan rıca edıyorum.Iyı aKsamlar
yazan: Ali Öztürk
İLK ÖCELİKLE HERKESE MERHABA BEN ASLEN İZMİRLİYİM VE HİÇ MİDYATI GÖRMEDİM BU SAYFAYA BU GÜZEL İLÇEYİ GÖRMEME SEBEP OLAN ÇOKS EVDİĞİM ASKERLİK ARKADAŞIM MURAT DOĞANAY SAYESİNDE BAKIYORUM ONA İZMİRDEN KUÇAK DOLU SEVGİLER TERTİP HATIRLIYORMUSUN BİTMİYOR BİTMİYOR DİYE BAĞIRIYORDUN ALSANA 2 YIL OLDU BİTELİ ASKERLİK ALLAHA EMANET OLUN...
yazan: İZMİRDEN SEDAT
nadida arkadaş ve haşim arkadaş yanlış anlamyın beni ben kimseye sataşmıyorum buna inanın ilk başta ama sizde biliyorsunuzki kims emidyat için bişey yapmak istemedim sivil halktan başka bunu sizde biliyorsunuz o yüzden onları övmenin yeri yoktur burda bend emidyatlıyım ve midyatı herşeyiylen çok överim ama herşey anlatılmıyor işte iç yanan konuşur derlerya belki benimde öyle ama herşey burda yazılmıyor yazmaya kalksak bazı şeyleri sizde ne olacağını biliyorsunuz... 21 y de yaşıyoruz ama hala ağa sistemi var bazıların sözünde çıkmamak var hala kürdü türkü arabı ayrımı var ( HER NE KADAR İÇ İÇE YAŞASAKTA ) bu inkar edilemez belki çoğunuz buna inkar edeceksiniz ama doğrusu bu ama inkar ediyoruz.. neyse arkadaşlar sadece yapılacak tek şey var bu dünyada ALLAH İÇİN YAŞAMAK... çünkü herşey raydan çıktı herşey... ve kimse kimseyi düşünmüyor siyasetçiside ağasıda... siyasetçisi oy zamanı gelir sonra 5 yıl tatile çıkar ağa gelir herşeyine karışır boşver ya ..... ama çok üzücü
yazan: deli poyraz
öyle zengin bir sofradaki yaşam,acılardan sonra tatlıları beklemeli insan. ben ve benim gibi çok insana ekmek veremediği halde midyatı seviyorum.halilarslan81@mynet.com
yazan: halil kenan arslan
Bir ölümün arkasından ne konuşulabilir.



Övgü düzmek, ağıt yakmak, lanetlemek ya da hayıflanmak olmaksızın ne konuşulabilir. Üstelik olan biten karatürklerin şehzadelerini boğagitmesiyken.



Ya da herhangi bir ölümün ardından konuşmak neye yarar. Bir vakit önce yanımızda, karşımızda, arkamızda ya da uzağımızda, ama her nihayetinde bizim ayaklarımızla dünyanın üstünde duruyor olmamız gibi dünyanın üzerinde duruyorken, şimdi diye anılan vakitte artık dünya üstünde ayaklarına basarak durmayan, olmayan, bizim onunla olan hesaplaşmalarımızı, karşıtlıklarımızı, yoldaşlığımızı ya da düşmanlıklarımızı kendine yönelir olarak karşılayamayan ve sorularımızı, övgülerimizi, alkışlarımızı, küfürlerimizi cevapsız bırakan, burada olmama, gayp olma, kaybedilme ve artık burada olamamanın imkanı olarak ölümün ardından ne konuşulabilir. Hiçbir söz ona karşı, onun için, ona rağmen, ona övgü olan hiçbir söz ondan bir yankı bulamayacakken, bütün söylenebilir sözlerin onun durduğu yerde, şimdi bir yoklukta sineceği ve karşılıksız kalacağı önceden kayıtlanmışken bir ölümün arkasından ne konuşulabilir.

Sanırım insanın ölüm karşısında her seferinde yeniden hissededurduğu haşyet duygusunun kökeninde bu çaresizlik hissinin amansızlığı ve apansızlığı vardır. Şimdiden sonra asla halleşemeyecek, hesaplaşamayacak, helalleşemeyecek olmanın ürküntüsü. Kayda alınmış bir günahın, bir haksızlığın hesabının ağırlığı ya da en hafifinden bir anlaşmazlığın bundan sonra asla nihayetlendirilemeyecek olması. Her şeyden önce irkilten farkındalık. Bir kefarete rıza ve kabul isteyemeyecek durumda, artık olmayanın ardından yaşamaya mecbur kalmak. Ölüm, evet, insana bir tarafta kalmış olduğunu fark ettirir, bir çizgiyi hala geçemediğini ve kendinden önce geçenin kendine nazaran kurtulmuşluğunu. Çünkü sorumluluk, asla karşılığına güç yetirilemeyecek sorumluluk, sınırın kalakaldığımız tarafında olana, bizim sırtımıza, bizden birilerinin sırtına çökmüştür. Belki de kalmak gitmekten daha korkunçtur; her ne kadar sınıra yaklaşmaktan, sınırı geçmekten her seferinde ürksek de.

Ya bu ölüm bir cinayetse, bir zorbalık, cana kıyma, yeryüzüne kan dökme eylemiyse. karatürkler şehzadelerini boğuyorsa. Ya bu cinayetin sorumluluğu tetiği çekenden ziyade ellerini tetiğe hiç sürmemiş şimdinin insanseverlerindeyse. Yalnızca hicab.

Herhangi bir ölümün arkasından ne konuşulabilir. Hangi söz ödenme zamanı sona ermeden hükmü dünya içreden düşmüş hesabı yoksatabilir. Belki sessizlik. Ama her günahın, artık helalleşerek ödenme imkanı kalmamış her borcun mutlaka bir kefareti vardır. Fakat mesele şudur; insanlar kefarete rıza gösterecek midir. Sanırım bu sorunun cevabı hiçbir zaman tam olarak verilemiyor. Zaman geçiyor, ölümler eskiyor, yeniden ve sanki ilk kez gibi bir ölüm daha karşımıza geliyor, bir daha irkiliyoruz, bir daha eksiliyoruz bazen açıkçası rahatlıyoruz, ama bu soruyu her seferinde unutkan insan evlatları olarak erteliyoruz.

Ölümlerin ardından her seferinde konuşmaya ilişkin bir yeti kaybım olmuştur. Hem çaresizlik hem de boşunalık olarak anlamlandırılabilecek bir yeti kaybı. Aynı zamanda ölüm karşısında kendi başına tecessüse kalma isteği. Asla telafi edilemeyecek yitirmişlik ve rızayı dileyen dünyadan çekilmeye şaşırtan bir olay olan ölüm karşısında, hatırlama ve tezkiye imkanı olarak bir olay olan ölümün karşısında, yakasını dünyadan kurtarmış olmanın, dünya içre didişmenin mecburiyet kipinden düşmesi karşısında ve burada bir suça ya da ihmale karşı yeniden ahitleşme. Çünkü ölüm bir olay olarak her seferinde insana yalnız olduğunu ve belirlenemez, öngörülemez başka bir varlık kipine yönlendiğini duyurur. Bir olay olarak insanın karşısında aşılamaz halde duran ölüm, galiba her şeyden daha çok insanın suskunluğunu gerektirir.



Fakat suskunluk, hiçbir sözün anlam bulamayacağı bu semantik boşalma, nedense pek rıza gösterilen bir hal değildir. Ansızın gelen susku zamanı övgüler, yakınmalar, yazıklanmalarla ve bin bir çeşit seslerle yerinden edilmeye çalışılır. Susku, dilin varolduğu uzamın karşıtlığı mıdır acaba. Susku, artık burada olmayana masum ve günahkar olarak ilişebilenleri bir diğerinden ayırt etmemizi sağlayabilir mi. Yerinden edilen, insanların sesleri üst üste yığarak dilin karmaşasından ve karartmasından yararlanarak yerinden ettiği, susku uzadığında kimin veya kimlerin kefarete yükümlü olduklarını gösterebilir mi bize. Aslında dilde ayırt etme ve farkına varma aracı olarak adil kullanıldığında suçu ve failini işaretleyebilir değil mi. Buna rağmen susku halinde kaçışta sığınılan, niçin sözlerin çokluğundan, üst üste yığılmasından mürekkep karmaşadır. Belki de herkes hangi sözün neresinde, hangi oyuğunda, kıvrımında, boşluğunda saklanacağını bellemiştir. Peki, suskuya karşı dil onları günahlarından kurtarabilecek midir.



Günahından kaçabilmek galiba kolay bir iş değil. Değil ki işte bir ölüm daha yaşadık, bir cinayet daha. Canına kastedilmiş birinin bedeni yüzükoyun yerde yatıyor ve herkesler bu cesetten ürküyor. Ürküyorlar, çünkü bu suçun faili bir an önce aramızdan seçilmeli ve aramızdan birçoğu bu günahın ortağı, yani işaretlenecek suçlu olma ihtimalinin muhatabı.


yazan: Ali Midyadi
Sevgili Fatoş Hatunoğlu sizi tanımıyorum ama yazdığınız yazıdan çok etkilendim.Keşke tüm dostluklar bu şekilde içten olsa.Dostunuz Nezir Beyin mekanı cennet olsun.Allah nur içinde yatırsın...
yazan: ÖZLEM GÜLGÜR
ben mardine hiç gelmedim ama gidenler gzl yerler diyolar ben de gelmek istiyorum. mardin gzl yer orda oturanlara slm ben den
yazan: selin yılmaz
deli poyraz kardeşim kaç gündür takıp edıyorum ona buna sataşmaktan baska bir iş yapmıyorsun sanane bırak övüyorsa övsün varsa senin öyle bı tanıdığın yada vekilin sende öv...Emin ol bu halk kime oy vereceğini ne viye oy vereceğini çok iyi biliyor artık boşver gerisi hikaye
yazan: ahmet haşim