BAYRAMA VUSLAT

 

     Merhametin süzgecinden yavaş yavaş eridi günler. Bir, iki, üç derken sonuna yaklaştık mukaddes ayın.

     Mutluluk nidaları arasında koşa koşa gelmişti. Şimdi matemli bir besteyle, kara libasa bürünerek hüzünlü ayrılıyor ramazan.

      Merhameti, rahmeti, bereketi bol olan bu ay, kısacık bir an gibi gelip geçti. Bütün sevinçlerimizi, mutluluklarımızı, dualarımızı, ibadetlerimizi, istiğfar ve tövbelerimizi heybesine doldurup, uzun bir yolculuğa çıkacak tekrardan.

     Vedanın ardında, parçalanmış satırlar arasında kederli hatıralar kalır. Gökyüzünün rengi hüzün. Yağmurun gözlerinden keder. Karaya bürünecek yine gece. Sevincin kursağında düğümlenecek mutluluk çığlıkları.

     Ayrılışın, bir kor gibi alev alev yakar içimizi. Yangınlar tutuşacak bedenimize.

Daha doymamışken sana, daha tatmamışken henüz tüm güzelliklerini, arındırmamışken ruhumuzu kirlerden, Bedenimizi berrak sularınla temizlememişken gidişin, bir keskin hançer gibi parçaladı yüreğimizi.

      Ey! Mukaddes ay. Ey! Feyizli günlerin rahmet kaynağı. Güzelliklerinden mahrum kalmanın endişesiyle hüzünleniyoruz. Sana bir daha kavuşmamanın ızdırabını.

     Giderken, bütün noksanlarımızı, günahlarımızı, kusurlarımızı beraberinde götür. Irak fezaların bulutların arasına göm. Bir daha bulaşmasın bize kötülükler.

    Ramazanın ayrılışının hüznünü yaşarken, bayrama kavuşmanın sevincini yaşıyoruz aynı anda.

     Tuttuğumuz oruçların, yaptığımız ibadetlerin, iyiliklerin, duaların, verdiğimiz sadakaların hediyesi olarak, Allah’ın bize armağan ettiği bu günün coşkusuna hazırlanıyoruz.

     Çocukların gözlerinde sevinçli bir tebessüm. Bu mutluluğa ermenin heyecanını yaşıyor. En güzel elbiselerle, yeni aldığı ayakkabılarla ev ev, hane hane dolaşıp, masum dudakları arasında en sade ve temiz bir söyleyişle ‘Eyda we piroz be’diyerek aldığı şekeri torbasına koyup, mutluluğunu katmerleştirecek.

     Hep beraber aynı dileklerle, aynı temennilerle, bu ulvi, bu yüce günün telaşını yaşıyoruz. Günahlardan arınmanın mutluluğunu. Birbirimize kavuşmanın, vuslata ermenin sevincini.

     Bu günde bir çocuğu sevindirmenin, başını okşamamanın, dargın, küskün olduklarımızla barışmanın, miskinleri, kimsesizleri ziyaret etmenin, ihtiyarların ellerinden öpüp, hal hatırını sormanın, hastalara uğrayıp şifa dilemenin, ölmüşlerimizin mezarını gidip ruhlarına bir fatiha okumanın ne kadar büyük bir sevap olduğunu unutmayıp, bu günün mahiyetini kavrayıp tüm güzelliklerini yaşamanın mutluluğunu tadalım.

     Bu günün sevinciyle beraber tüm dünya insanının, Müslüman kardeşlerimizin bayramını en içten dileklerimle kutlar, bayramın hayırlara, güzelliklere vesile olmasını temenni ederim.

    

Yazarın Diğer Yazıları

YAPILMIŞ YORUMLAR

henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz / Bilgi Ekle

Yorumunuz (yazınız) editörlerimizce indelendikten sonra burada yayınlanacaktır...

Adınız/Soyadınız *

E-mail adresiniz

Yorum Detayı *