ÇOK ŞANSLIYIM!

Değerli Sultanım,

Selam ve sevgi ile başlarken, halini de sormak istiyorum. İnşallah iyisindir. Ben, ‘hamd olsun’ bu aralar -manevi yönden bazı eksikliklerimi gidermeye çalıştığım için- kendimi daha iyi hissediyorum.

Mektubun bu sefer daha erken geldi. Teşekkür ediyorum. Geçen bahsettiğim konu ile alakalı olarak, “Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.” sözünü hatırlatacağını tahmin etmiştim. Haklısın Sultanım, Mevlana’nın bu sözüne karşı söyleyecek sözümüz olmaz elbette; ancak benim sıraladığım o kusurlar, dost diyebileceğin insanlarda olmaması gereken hatalar idi.

Sultanım, çok şükür şu kısacık hayat sürecinde her kesimden onlarca dostum oldu. Ve hiç birinde mektupta belirttiğim o ciddi arızalardan bir tanesini dahi bulamazsın.

Bu arkadaşlarımdan uzunca bahsetmek isterdim; ancak elimdeki kağıt müsaade etmiyor. Onun için burada sadece bir kaçı ile – kısaca- iktifa edeceğim.

A.K:

“Hakkın hatırı alidir.” düsturundan hareketle, inandığı değerleri pervasızca savunur.

Tartışmalarda ikna kabiliyeti yüksek; keskin bir mantık muhakemesine sahip.

İnsanların yararına olabilecek projeler için sürekli kafa yorar.

Para onun nazarında elin kiridir. Ondan olacak ki, elleri hep tertemiz.

A.T.:

Her davranışı güzel olan bir şahsiyet.

Başkalarının dertlerinden kendi sıkıntılarını unutacak kadar fedakar. Yakın uzak herkes için, “Kimse Yok mu?” dendiğinde bulunacak ilk muhatap.

N.A.:

İşini sağlam yapar.

Çevreye oldukça duyarlıdır.

Duygu yüklü ve tam bir vefa insanı.

H.A.:

Tevekkül ve kanaat kavramlarının müşahhas timsali.

Maddi şeyler onun nazarında hep ikinci plandadır.

Başkalarının işleri için koşturmaktan mutluluk duyan müstesna bir şahsiyet.

K.A.:

Bir güven adası.

Hak hukuk söz konusu olduğunda kılı kırk yarar.

Her şey daha iyi olsun diye, sıkı ve titiz gayret eder.

H.Ç.:

İnsanlara faydalı olmak için çırpınır.

Vermenin ve paylaşmanın önemini -meyvesini- göstermek için, gecesini gündüzüne katarcasına koştur.

A.A ve A.Y.:

İkisi de sivil toplumcu; dayanışmacı.

Ağızlarından doğru sözden başka bir şey işitilmez.

Yüzleri daima mütebessim.

Z. T.:

İkram sahibi bir zat.

Yanında, her açıdan rahat edebileceğimiz bir bilge.

Önümüzü aydınlatan meşale.

Z.I.:

Yaş farkına rağmen, atmosferinde huzur bulduğumuz bir ağabey. Sözü özü bir.

M.Y.:

Elinde olmayanı bile vermeğe gayret eder.

Dünyalıklar, hakikaten gözünde bir “dünyalık” kadar değer bulur.

Bütün derdi tasası, insanların aydınlanması.

Sivil toplum denince, ilk akla gelen isim.

Varlık amacını her halinde yansıtan bir şahsiyet.

Z.A.:

Dost ve akrabalara vefalı.

Gönlü ve eli açık.

Sosyal organizasyonlarda aranan bir isim.

İşinde, pratik bir zeka.

R.K.:

Hayır işlerinde koşturmaktan mutluluk duyan vefalı bir dost.

“Helal lokma” meselesinde de tam bir hassasiyet örneği.

M.A.:

İslam’ın, sosyal ilişkiler adına ortaya koyduğu güzelliklerin çok açık bir pratiği.

S.G.:

Yiğit ve mert.

Başkaları için, zahmetlere katlanmaktan çekinmez.

Dürüstlüğe aşık.

Kendisine tevdi edilen işin hakkını verebilmek için, azami gayreti gösterir.

Diğer dostlarım A.İ., A.B., Ş.S., R.T., G.A., A.O., Y.Y., H.Ş., S.A., H.A., … alınmasınlar; onların meziyetleri de yukarıda aktardıklarımdan farklı değil.

İşte Sultanım, tablo bu. Kendimi ne kadar şanslı görsem ve bununla övünsem yeridir.

Önceki mektupta zikrettiğim noktalarda hassas davranmamın ve söz konusu o şahısla ilişkileri dondurmanın nedeni; etrafımdaki bu güzel çevreye bağlamak gerekir. Çünkü bu çevrede, bencillik, dalkavukluk, cimrilik, yalan… gibi davranışlar hemen tepki görür ve asla hayat bulmaz.

Benim o zatla ilgili tavrım, biraz da “Herkese, hakkettiği kadar değer vermek gerekli!” ilkesinden kaynaklanmaktadır.

Bu meseleyi gelecek mektuba bırakırken, seni de Allah’a emanet ediyorum Sultanım.

Yazarın Diğer Yazıları

YAPILMIŞ YORUMLAR

henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz / Bilgi Ekle

Yorumunuz (yazınız) editörlerimizce indelendikten sonra burada yayınlanacaktır...

Adınız/Soyadınız *

E-mail adresiniz

Yorum Detayı *