Dikkat! Bu Memlekette 42. Madde Var

 

                     

   Ülkemizde  üzerinde en fazla konuşulan ve güncelliğini biteviye muhafaza eden (Anayasa 42.maddesi) konulardan bir tanesi de, eğitim ve öğretim’ alanındaki gelişmelerdir şüphesiz.Ve dolayısıyla daha konuşulacak da.Bu kadar konuşulup ve tartışılmasına rağmen, daha tam manasıyla bir çözüme ulaşamadığına göre, eğitim sistemimizde bazı eksiklerin olduğunu çok açık bir şekilde gösterir bizlere.

 

Şimdi,demagoji yapmaktan kaçınıp, biraz daha net ifadeler kullanarak konumuza açıklık getirelim:

 

‘’ilköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır.’’ 

‘’Devlet okullarında parasızdır’’  ifadesi aslında çok şey anlatıyor.Yani devlette okumaya karar verdiysen (çoğu zaman başka seçeneğimiz de olmuyor  zaten), bir tek kuruş vermeden ‘8 yıl’ boyunca devlet tarafından okutulacaksın.Düz bir cümle olarak baktığımızda kulağımıza çok hoş gelir.

Ayrıca kim istemez ki böyle bir okulda okumak;ancak hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını hepimizce malum.

Parasız olabilir; ki parasız olması ‘’verilen eğitimin yerlerde sürüneceği’’ anlamını içermez.İçermemeli. Ne yazık ki, Ülkemizde verdiğin ücret kadar eğitim alabilirsin.Bir nevi ticarethane.Çok sert bir ifade olarak gelmiş olabilir sizlere;lakin başka tabir de aklıma gelmedi yazarken.Paran varsa alacağın eğitim kalitesi de yüksek olur, yoksa zaten en alt  basamaklarda daha fazla enerji harcayarak,hedefe doğru ilerlemekten başka çaren de yok.

Yani,birçok konuda olduğu gibi eğitim sistemimizde de eşitsizlik ilkesi hâkim.

‘’Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.’’

 Eğitimin amacı, öğrencileri topluma yararlı bireyler olarak yetiştirmek olduğuna göre, sonuçlarına da bakmak gerek Çünkü en iyi o zaman anlayabiliriz eğitime verdiğimiz değerin ölçüsünü.

    Yukarıda da belirtildiği üzere gerçekten ihtiyacı olanlara burs imkanı sağlanıyorsa, diyecek bir şeyimiz olmaz. Olmaz da; ancak aklımıza şöyle bir soru da gelmiyor değil hani; ‘’ maddi imkânlardan mahrum her öğrenci, bu burstan yararlanıyor mu’’ sorusudur. Evet, ise cevabımız, ne ala.Yok hayır ise.Öyle ki buna çoğumuzun cevabımız hayır’dır. Görüldüğü üzere yine raya oturamayan bir tren var elimizde.

‘’Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez.’’

Eğitim ve öğretim kurumlarında adı geçen bu faaliyetleri yürütmek için gerekli olan şartları da sağlamak gerekir; ama ne yazık ki daha yeni yeni sağlayabiliyoruz. Çünkü imkânlar sağlandıkça ancak bu faaliyetler yürütülebilir. Ve pratikte uygulamadıktan sonra,orada yazmışız ne yazar.

Beyin göçünün sebeplerinden bir tanesi de, bu işte. Bunun da üzerinde durulması gerekir.

   ‘’Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası antlaşma hükümleri saklıdır.’’

Bu maddeyi özellikle son dönemlerde sıkça tartışır oldu uzmanlar!.

İki dilde eğitim verilip verilmeyeceğiyle alakalı.Gerçekten böyle bir şey mümkün mü? Zor bir soru; ama bir o kadar da basit.

Ve ya birileri çıkar ve biz Türkçe değil de kendi anadilimizle eğitim almak istiyoruz diyecek olursa, ne cevabımız olur onlara.Hiç düşündük mü bunu? Yoksa, cevap vermek de ne demek, susturup, beğenmiyorsan çık git mi diyeceğiz? Ama şuan tartışabiliyorsak bu konuyu, bir şeylerin daha iyiye gittiğinin işaretidir.

‘’Bu memlekette demokrasi var!’’

Aslında bu soruları daha da çoğaltmak mümkün,Tabiî cevaplarını da o derece doğru vermek kaydıyla.Peki bu yabancı dil (İngilizce) sorununu nasıl haledeceğiz.Yoksa önemli olan bu dili öğrenmek değil de, almak mı önemli olan? Ben bunun cevabını daha bulamadım hakikaten.Bulan varsa lütfen el kaldırsın ve İngilizce olarak ben buldum desin haykırarak.

Belki o zaman inanırım işte.

Yazarın Diğer Yazıları

YAPILMIŞ YORUMLAR

henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz / Bilgi Ekle

Yorumunuz (yazınız) editörlerimizce indelendikten sonra burada yayınlanacaktır...

Adınız/Soyadınız *

E-mail adresiniz

Yorum Detayı *