Firari Zamanlar

Şems ince ince dokurken siyah kirpiklerini
Kurbağa bakışlarının ardındaki biriken cemreler
Buğulu pencereye vuruyordu inatla

Geçmişin şeceresini bulutların şahitliğinde bırakıyorum terasa
Zaman ise müzeyyen duvarlar arkasında
Bekler dururdu üstündeki yılanlı gömleğiyle

Oysa bir daha konmaz artık pencereye gece vardiyalarında
Kanadı kırık yarasalar
Kim kanatmışsa yüreğindeki kırıkları
Ses versin yıldızlara aşkın şavkıyla
Belki o zaman
Aydınlığa bürünür firari karanlıklar

Aç perdeyi sevgili!aşkın pençesiyle
Havar havar! İnlesin yakamozlar denizin kollarında
??Yaralar kabuk bağlar?? elbet bir gün
Ama kanayan yürekler sarmaz hiçbir zaman geceyi
Ya susarsın geçmişin biçareliğiyle
Ya da kanarsın sevdaya uzun yolculukların molalarında

Şimdi ne, zaman anımsatır kaybettiklerimizi
Ne de geleceğimizi kara müneccimler
Yirmi bir yaşına basarken o an dokunduğun resmin hatırlatır sadece
Aşka nöbet tutarken bir ihanetin masumluğuyla
Silûet bakışlarınla bir dilek tutuyordun terasta yüzükoyun uzanırken

Gözlerinin içindeki deniz (sanki) sessizce dokunuyordu tenime
Nazlıcan?ı dinlerken Ahmet Kaya?dan
Çekip gitmişti oysa aşk geceleyin
Ancak geceleri çekip gitmek mi gerek; yoksa kalıp sevişmek mi

Ve ben,
Firari bir zaman içinde yalın ayaklarla

Aşkın kaybettiklerini arıyordum durmadan


Ocak 2010

Yazarın Diğer Yazıları

YAPILMIŞ YORUMLAR

henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz / Bilgi Ekle

Yorumunuz (yazınız) editörlerimizce indelendikten sonra burada yayınlanacaktır...

Adınız/Soyadınız *

E-mail adresiniz

Yorum Detayı *