KOLAYLAŞTIRIN LÜTFEN! (2)

    Nusaybin ve Öncüpınar sınır kapılarında yaşadığımız problemleri işlemeye devam edelim. Nusaybin sınır kapısındanTemmuz 2010 ‘da giriş yapan bir arkadaşım, 1988  model arabasının üç aylık sigorta işlemleri için 230 tl para vermek durmunda kalmış. Sigorta işlemlerini yapacak elaman Nusaybin merkezde olduğu için, orada bulunanlardan biri ‘ben gidip yaptırayım.’ diyor ve iş takibi, üç aylık sigorta  ile ruhsatın tercümesi ve noterde onaylanması için 230 tl istiyor.

    Arkadaşımızın, ‘Bir sene önce aynı yerden giriş yaptım. Tercüme işlemi yapılmadı, sadece sigorta için 45 tl verdim.’  sözleri üzerine yetkililer, ‘Bu yıl uygulama böyle. Burada Arapça bilen olmadığı için bunun yapılması lazım.’ diyorlar. Olayı Cilvegözü ve Öncüpınar sınır kapılarından geçen başka arkadaşlara sorduk, sadece sigorta için ücret alındığını ve dolayısıyla 2-3 saat süren diğer uygulamanın istenmediğini ifade ettiler.

   İşin aslına baktığımızda, tercüme edilecek bir şeyin de olmadığını görüyoruz aslında. Çünkü araba ruhsatında şase no ve plaka zaten Türkçe harf ve rakamlarla yazılı. Tercümü edilecek bir şey de olsa gümrüklerde bunun halledilmesi gerekmiyor mu?  En az bir kaç personelin gümrüklerin bulunduları ülkenin dilini bilmesi şart değil  mi? 1450 km yol kateden insanları, sadece trafik sigortası için bu kadar süre bekletmenin –teknoloji çağında- akılla izah edilebilir yanı var mıdır?

    Aslında bu işlemler gümrük çııkışında ilk yerleşim birimlerinde de halledilebilir. Zamanında yapılmayacağında korkuluyorsa eğer, dönüşte en ağır ceza uygulanabilir. Ki, bu gümrüklerdeki yığılmaları ve orda çalışanları da rahatlatır.

    Dünyanın bir köye dönüştüğünü ve insanların bugün daha çok seyahat ettiğini göz önünde bulundurarak, gümrüklerin çıkış ve girişlerinde işlemlerin elden geldiğince pratik olması artık tartışılmaz bir gerçek.

    Ben, arkadaşımın karşılaştığı bu muameleyi duyunca, biraz da tepki olarak memleketimden 400 km daha uzak olan Öncüpınar sınır kapısından giriş yaptım.

   Burada kaşılaştığım bir manzada da evlere şenlik. Sigorta işlemleri yaptıracağımız oda çıkış alanının dışında ve oraya açılan kapı da sürekli kilitli tutuluyor. Görevli gelince açılıyor ve tekar kapatılıyor. Ben geri dönünce tel örgü arkasında 10 dak kadar  beklidim. Elinde anahtar olan görevli gelince de öndeki insanlara fırça kaymayı başladı:Ne diye girip çıkıyorsunuz? Halbuki, herkes bir resmi işlem için karşı tarafa geçiyor. Çıkış kapısı yönünde olması gereken bu odanın karşı tarafa bulunmasına bir türlü anlam veremedim. Tek tesellim oradaki sigorta işlemlerini yapan görevlinin sıcak ilgisi oldu. Buradan teşekkürü borç bilirim.

  Suudi Arabistan giriş ve çıkış kapısındaki -Halet Ammar-  uygulama ile bu iki kapımızdaki ulgulamaları karşılaştırınca çok garip hisler yaşadım ülkem adına. Bunun, bir de dışıradan gelen yabancılarda nasıl bir intiba bıraktığının hatırlamak bile istimiyorum.

    Halet Ammar’ da çıkışta ve girişte araçtan hiç inmeden pencerenin önündeki görevlilere 2-3 dakika içinde işlemleri yaptırmanız mümkün.

    Bir başka ayrıntı da, girişte eşyaların kontrolü ile ilgili. Burada eşyaları siz indirmiyorsunuz, bu iş için görevli olan elemanlar indirip yüklüyorlar. Ve eşyaların konacğı yükselti de ihmal edilmemiş.

    Dileğimiz, Nusaybin’de yapılacak  olan transit sınır kapısında herkesi rahatlatacak uygulamaların alt yapısının şimdiden hazırlanması ve Türkiye’nin dışarıda yakaladığı güzel imajın, ülkeye ilk adımın atıldığı bu yerlerde de devam etmesi.

 İbrahim işler

Yazarın Diğer Yazıları

YAPILMIŞ YORUMLAR

henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz / Bilgi Ekle

Yorumunuz (yazınız) editörlerimizce indelendikten sonra burada yayınlanacaktır...

Adınız/Soyadınız *

E-mail adresiniz

Yorum Detayı *