Midyat manifestosu

uzak bir şehirdir tarihe tanık, Anadolu?nun
siyah incir ağaçlarında sayıklarken sevgiliye
metal renkli bulutların altında dolaşan
eski şarap kokulu sokaklardı dokunan manastırlara

kimi kürt
kimi yezidi
kimi de süryani idi adlarını unuttuğumuz

gözyaşı dökmeden huzura her gece alışırken
telkariciler akşam nöbetlerinde materyalist aşıklara
manifestoyu okuturdu buğulu pencerelerimizde
dengbejler de eyşanlara seslenirdi karakol yollarında
beyaz taşlar, bir bir gizlenir gerdanlığında evlerin
şahlanır camiler sessizliğe geceleyin ayazda soyunurken
mağara ıslaklığıyla sığınır yürekler çocuk beşiklerine
mor eliyo kilesi, karanlık günlere şahit olmuşçasına
dağlarda şarkılarını dinler Irak çobanlarının
vurulur her gece kuşlar düşlerimde üzüm bağlarının gölgelerinde
caddeler kedi şımarıklığıyla dokunur pencerelere
ve kendini ararsın çoğu zaman yol kenarındaki kırık aynalarda
mor serkis ve bakos manastırı, küflenmiş ekmeği uzatırdı havarilere

cevatpaşa camii avlusunda kirli elbiselerle uyurken

renkli cibinliklerin altında güzeldir
güneşi çıplaklığıyla seyretmek düz damlarında midyatın
yıldızları sayarsın yaz geceleri tek tek
hangisi benim, hangisi senin diye
dileklerimizi asardık sonra başucumuzdaki ayışığına ...

estel-midyat arası duraklar tanıktır, şehirlerarası otobüslere
en uzun koşu belki de evlerin arka bahçelerinde yapılır
ki istanbulu düşlemeden de olmuyor hani oralarda
Murathan Mungan?ın sevdiğim sözünü hatırlarım çoğu zaman tr:
büyük şehirlerin sokaklarında yürürken hızlı adımlarla
??Geçtiğimiz yollarda kaybettiklerimizin bize en büyük kötülüğü kendilerini tekrar tekrar hatırlatmaları dır ...??
belki de bu yüzdendi yabancı şehirlerde okumak istemeyişim
özlemi tatmak istemediğimdendir ya da
geceleri sevdiğim kızın ismini sayıklamayışım
takvimler mayıs ayını düşürüyordu iki binli yılların tozlu yollarında istifra ederken
oysa alışmaya çalışıyordum bu şehre çocuk parklarında

haberiniz yoktu, ben sürgün edilirken büyük şehirlere
haftalarca biletsiz, sinema salonların önünden geçişimi
anımsayanınız varmı peki ..? (mi ayrı yazılır genellikle)
ve çoğu zaman ben yoktum, ismimi anons ederken sinema salonlarında sevgilim ...




Harun Aktaş

Yazarın Diğer Yazıları

YAPILMIŞ YORUMLAR

Sait Eser Baran - 2010-04-04 01:45:51
Bu güzel şiir için çok teşekkürler. Beni 1960 lara götürdü.Başka güzel bir sözcük bulamıyorum. Eline, kalemine sağlık.

Yorum Yaz / Bilgi Ekle

Yorumunuz (yazınız) editörlerimizce indelendikten sonra burada yayınlanacaktır...

Adınız/Soyadınız *

E-mail adresiniz

Yorum Detayı *